menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İlm-i Muhîtin Gölgesinde İnsan ve Ahir Zaman

13 0
30.04.2026

Kâinata dikkatle bakıldığında hiçbir şeyin başıboş olmadığı açıkça görülür. Her varlık üzerinde ayrı bir rahmet ve ayrı bir hikmet tecelli etmektedir. Bediüzzaman bu durumu, “Hem bütün mevcudata şamil, her bir mevcuda lâyık bir surette rahmetin taltifatı; bir rahmet-i vâsia içinde bir ilm-i muhîti gösteriyor” şeklinde ifade etmektedir.

Aynı anne ve babadan dünyaya gelen kardeşlerin dahi rızkı, kabiliyeti ve hayat çizgisi birbirinden farklıdır. Birinin rızkı genişken diğerinin dardır; biri muradına ererken diğeri uzun imtihanlardan geçer. Demek İlâhî iltifat, umumî olmakla beraber her ferde özel taalluk etmektedir. Her fert, kendisine mahsus bir rahmet tecellisinin aynasıdır.

Doğan bir yavrunun annesinin sütüyle beslenmesi, baharda kuruyan toprağa yağmurun yağması, aç kalan mahlûkatın rızıklarının vaktinde yetiştirilmesi bu âlemin kör tesadüflerle değil, her şeyi bilen bir ilm-i muhîtle idare edildiğini göstermektedir. Rahîm olan Zât, kullarını unutmamakta, karıştırmamakta ve hiçbir ihtiyacı ihmal etmemektedir.

Fakat insan, çoğu zaman bu hakikatten uzaklaşıyor. Çocukların oyunlarından gençlerin dünya........

© Doğruhaber