menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ENVER PAŞA: NASIL BİR ÖRNEK?

34 0
12.10.2026

Enver Paşa, 4 Ağustos 1922'de bugünkü Tacikistan sınırları içerisinde, Belcivan yakınlarında Sovyet kuvvetleriyle girdiği çatışmada hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin.

Ancak bir insanın savaş meydanında ölmesiyle, tarih karşısındaki siyasi ve askerî sorumluluğu birbirinden farklı meselelerdir.

Ben Enver Paşa'nın ölümünü değil, hayatı boyunca verdiği kararları ve bu kararların Türk milletine nelere mal olduğunu sorguluyorum.

Öncelikle tarihî bir gerçeği hatırlatalım.

Enver Paşa'nın 1921-1922 yıllarında Ruslara karşı mücadele ettiği Türkistan toprakları, tarihin hiçbir döneminde Osmanlı Devleti'nin siyasi ve idari hâkimiyetinde bulunmamıştır. Buhara, Hive ve Hokand gibi hanlıklar ve emirlikler bağımsız siyasi yapılardı. Bu bölgeler 19. yüzyılda Rus hâkimiyetine girmiş, Bolşevik Devrimi sonrasında ise Sovyet yönetimine karşı direniş hareketleri başlamıştır.

Elbette Türkistan ile tarihî, kültürel, dinî ve millî bağlarımız vardır. Ancak kültürel akrabalık başka, siyasi egemenlik ve devlet sorumluluğu başka şeylerdir.

Gelelim asıl meseleye.

Enver Paşa, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na girişinde belirleyici rol oynayan isimlerden biridir. İmparatorluğun çöküşünü yalnızca ona bağlamak doğru değildir. Ancak savaşın ağır sonuçlarındaki siyasi ve askerî sorumluluğunu görmezden gelmek de mümkün değildir.

Osmanlı orduları yenilmiş, toprakları işgal edilmiş, imparatorluk fiilen........

© Diriliş Postası