menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

UMUT KİME, NEYE, NEDEN?

47 0
04.02.2026

Türkiye’de bazı kelimeler vardır; masum gibi görünür ama altı dinamittir.
“Umut hakkı” da onlardan biridir.

Kulağa yumuşak gelir.
Hukuk soslu, insan hakları ambalajlıdır.
Ama konu Abdullah Öcalan olunca, o kelimenin arkasında umut değil; hesap vardır.

Soruyu açık soralım:
Öcalan için umut hakkı gelmeli mi?

Cevabı da açık verelim:
Hayır. Hem de en net hâliyle hayır.

Bu Bir Ceza Dosyası Değil, Bir Devlet Dosyasıdır

Öcalan dosyası, herhangi bir mahkûmun dosyası değildir.
Bu dosyada yalnızca bir isim yoktur;
– on binlerce şehidin kanı,
– binlerce yetimin eksik kalan hayatı,
– bu ülkenin birlik fikrine doğrultulmuş silah vardır.

Bugün hâlâ dağda silah varken,
bugün hâlâ şehirlerde örgüt hücreleri yakalanırken,
bugün hâlâ gençler kandırılıp ölüme sürülürken;

hangi vicdan,
hangi hukuk,
hangi devlet aklı
bu dosya için “umut” kelimesini telaffuz edebilir?

Umut Hakkı, Silah Bırakılmadan Konuşulmaz

Şunu netleştirelim:
Umut hakkı, şiddetin bittiği yerde konuşulur.
Silah bırakılmadan, örgüt feshedilmeden, ideolojik bağ kopmadan umut olmaz.

Aksi hâlde verilen şey umut değil, mesajdır.

O mesaj da şudur:

“Silah elindeyken bile masaya oturabilirsin.”

Bu mesaj, devleti güçlendirmez.
Bu mesaj, terörü cesaretlendirir.

Devlet Aklı Burada Dur Der

Bugün TBMM’de konuşulan “Terörsüz Türkiye” süreci;
– sandığı güçlendirmeyi,
– seçilmiş iradeyi korumayı,
– terörün zeminini kurutmayı hedefliyor.

Kayyum düzenlemesi de bunun parçası.
Devlet diyor ki:

“Sandığı koruyarak terörü zayıflatırım.”

Öcalan için umut hakkı tartışması ise bu çizgiyi bozar.
Devletin kurduğu dengeyi altüst eder.
Şehit ailesine, gaziye, bu ülkenin hafızasına ‘sizi anladım ama geçiyorum’ demek olur.

Devlet bunu yapmaz.
Yaparsa, devlet olmaktan çıkar; tereddüt eden yapıya dönüşür.

Toplumun Vicdanı Yok Sayılamaz

Hukuk, toplumdan kopuk bir matematik değildir.
Bu ülkede hukuk, vicdanla birlikte yürür.

Bugün böyle bir adım:
– toplumu rahatlatmaz,
– normalleşme getirmez,
– tam tersine devlete olan güveni sarsar.

Devlet aklı şunu bilir:
Toplumun hazır olmadığı bir “hukuki hamle”, adalet üretmez; kırılma üretir.

Evet, Türkiye terörsüz bir geleceği inşa ediyor.
Evet, demokratik alan genişliyor.
Evet, sandık güçleniyor.

Ama bu süreç:
– terörün liderini merkeze alma süreci değildir,
– şehitlerin hatırasını tartışmaya açma süreci hiç değildir.

Umut, silah bırakan içindir.
Umut, örgütle bağını koparan içindir.
Umut, bu devlete karşı silah doğrultmamış olan içindir.

Bu dosyada umut yoktur.
Bu dosyada hesap kapanmıştır.

Ve devlet, kapattığı hesabı
bir daha açmaz.

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX


SANDIĞIN HAYSİYETİ DEVLETİN AKLI

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bugün sessiz ama tarihî bir süreç yürüyor.
........

© Diriliş Postası