RAMAZAN VE ADALET
Ölçünün Yeniden Kurulduğu Ay
Ramazan kalbi merhametle yumuşatır. Ama merhamet tek başına yeterli değildir.
Merhamet hisseder, adalet hükmeder. Merhamet duygudur, adalet ölçüdür.
Ramazan, işte bu ölçüyü yeniden hatırlatan aydır.
Kur’an-ı Kerim adalet konusunda son derece nettir:
“Ey iman edenler! Kendinizin, anne-babanızın ve yakınlarınızın aleyhine de olsa adaleti titizlikle ayakta tutun.” (Nisâ, 135)
Bu ayet, adaletin tarafsızlığını ortaya koyar. Adalet, çıkarla hareket etmez. Yakınlıkla eğilip bükülmez. Güçten etkilenmez.
Ramazan, insana önce kendine karşı adil olmayı öğretir.
Oruç, insanın kendi nefsine karşı koymasıdır. Nefis ister. Ramazan sınır koyar.
Nefse sınır koymak, iç adaleti kurmaktır.
Eğer insan kendi arzusuna karşı ölçü koyamıyorsa, dış dünyada da adaletli olamaz.
Ramazan’da aç kalan insan şunu fark eder: Her istediğim anında olmak zorunda değil.
Bu idrak, iradenin doğduğu yerdir.
Adalet, önce insanın iç dünyasında başlar.
Kur’an bir başka ayette şöyle buyurur:
“Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun; bu, takvaya daha yakındır.” (Mâide, 8)
Bu ayet, adaletin duygulara teslim olmaması gerektiğini öğretir.
Ramazan’da insan sabrı öğrenir. Sabır, öfkeyi kontrol etmektir. Öfke kontrol altına alınmadan adalet kurulamaz.
Toplumda adalet, bireyin iç disiplininden doğar.
Bir........
