menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Adana kebaptan etnik kriz çıkaran akıl tutulması

60 0
previous day

Bedri Usta’yı bu tartışmadan önce tanımıyordum. Açık konuşayım, tanımamakla da bir kaybım yoktu. Ekonomim, onun sahibi olduğu o “üst klasman”, “şef restoranı” diye pazarlanan mekânlarda yemek yemeye müsait değil. Zaten memlekette milyonlarca insan için mesele artık kebabın lezzeti değil, etin hayali. Bu yüzden “yüksek fiyat” tartışması da beni doğrudan ilgilendiren bir yerden yakalamıyor.

Ama sonra iş başka bir yere saptı.

Sosyal medyada dolaşıma sokulan videolar, üstten bakan üslup, istihza içeren cümleler, fiyatlar… Bunlar tartışılır. Tartışılmalı da. Hatta devletin “tahkikat” başlatması da ayrıca ele alınır. Buraya kadar her şey normal. Kapitalizm konuşulur, sınıfsal kopuş konuşulur, şatafatlı gastronomi kültürünün halktan nasıl koptuğu konuşulur.

Ama bir noktadan sonra ipler koptu.

Birileri çıktı, “Bedri Usta Kürtmüş” dedi. Ve o an Türkiye’nin kronik hastalığı nüksetti. Bir Adana kebap, bir anda etnik kimlik dosyasına dönüştü. Fiyat konuşulurken, birden “Türk düşmanlığı” ithamları havada uçuşmaya başladı. Yetmedi, karşı cephe otomatik refleksle savunmaya geçti. Saflar sıklaştırıldı. Klavyeler silaha dönüştü.

Yahu siz ne yapıyorsunuz?

Bu ülkede daha önce de gördük bunu.
Şimdi tekrar hatırlatıp yaraları kaşımak istemem.. Ama her tartışmayı etnik fay hattına sürükleme konusunda bu kadar mahir başka bir toplum zor bulunur. Sanki görünmez bir trol aklı var; mesele ne olursa olsun, “Türk–Kürt” butonuna basmadan duramıyor.

Kebap konuşuyoruz burada.
Altını çizerek söylüyorum: Kebap.

Adana kebap bu memleketin ortak mirasıdır. Türk’ün de Kürt’ün de Arap’ın da sofrasında vardır. O mangalın dumanı etnik kimlik sormaz. Ama sosyal medya sormayı seviyor. Çünkü kaostan besleniyor. Çünkü kavga algoritma getiriyor. Çünkü aklı başında itiraz değil, çığırtkanlık prim yapıyor.

Bedri Usta’nın pahalı olması bir mesele.
Üslubu ayrı bir mesele.
Sosyal medya videoları ayrı bir mesele.

Ama bir insanın etnik kimliğini, fiyat politikasının bahanesi hâline getirmek düpedüz ahlaksızlıktır.

Şunu açık açık söyleyeyim:
Benim cebim o masaya oturmaya yetmez.
Ama bu saçma sapan linçte de yerim bellidir.

Bir kebap üzerinden iç savaş senaryosu yazanların değil, bu ülkenin ortak aklının yanındayım.

Bu topraklar yeterince kan gördü.
Yeterince “kimlik” kavgasıyla oyalanıp fakirleşti.
Bugün millet et alamazken, yarın birbirine........

© Diriliş Postası