PKK artıklarının “Sosyalist-Kürt Suriye” hayali olur mu?
PKK elebaşının terör örgütünün feshedilmesi ve silahların bırakılması için yaptığı çağrı sonrası; Kandil’den kabul yanıtı gelmişti.
Gözler Suriye’deki PKK yapılanmasına çevrildiğindeyse; Suriye yönetimine intibak ve entegrasyonu içeren bir imza atıldı.
Suriye’nin kuzeydoğusu olarak nitelendirebileceğimiz Fırat Nehri ile sınırı oluşturulmuş alanda, PKK yapılanması nasıl dağıtılacak ve bu toprakların doğal-tarihî popülasyonu nasıl geri döndürülecek? Yaşanan süreç, pek çok soruyu da beraberinde getiriyor.
Atılan imzanın, bildirideki kavramların bazı muğlak alanları olduğu açık.
Bu muğlak alanlar, zaman içinde Türkiye’nin beklentilerini karşılayacak ölçüde netleşirse elbette tek vatan ve tek bayrak ideali için kaygılananlar mutlu olacaktır.
Şahsen sürece dair çok umutluyum.
Üretilen pek çok tezviratın ve dezenformasyonun önüne geçirebileceğimiz bir realite var.
O da Suriye politikasını 13 senedir millî ve insani reflekslerle yöneten/yürüten devlet adamlarımızın varlığıdır.
Bu politika, ülkemizdeki muhalefet de dâhil dünyadaki pek çok fikir ve siyaset insanından daha öngörülü bir pratik ortaya koydu.
Ve gelinen aşamada, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Suriye ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile olan samimi diyalogları ve objektiflere yansıyan mütebessim çehrelerinin çok şey söylediğini düşünüyorum.
Bu karelere yönelik bir vatandaş olarak güvenoyumun geçerli olduğunu ifade etmek isterim.
Türkiye olası tehditlere yönelik teröristleri takipte, çok sıkı ama çok sıkı enselerinde.
Sürecin en doğru ve Türkiye lehine........
© Diriliş Postası
