Rus Evi'nin İlber Ortaylı'ya vefası bir tarihçiyi anmanın ötesinde!
Ömür Çelikdönmez yazdı;
Rus Evi'nin İlber Ortaylı'ya vefası bir tarihçiyi anmanın ötesinde!
Bazı anma programları vardır; bir kişinin hatırasını yaşatmak için düzenlenir. Bazıları ise bir dönemi, bir fikri ve hatta bir medeniyet tasavvurunu hatırlatır. Ankara'daki Rus Evi'nde Prof. Dr. İlber Ortaylı adına gerçekleştirilen ve şahsımın da iştirak ettiği anma programı, ikinci kategoriye giriyor.
İlk bakışta bu etkinlik, Türk tarihçiliğinin duayen isimlerinden birine gösterilen vefa örneği gibi görülebilir. Ancak programa katılan isimler, yapılan konuşmalar ve seçilen mekân dikkate alındığında ortaya çok daha geniş bir tablo çıkıyor. Çünkü İlber Ortaylı yalnızca bir tarih profesörü değildi. O, Türkiye'nin Avrasya hafızasını temsil eden nadir entelektüellerden biriydi.
Türk bilim ve tarih dünyasının duayen isimlerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı, Ankara Rus Evi’nde düzenlenen özel bir anma programıyla yad edildi. Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliği ve Rus Evi Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, Ortaylı’nın akademik mirası, tarihçiliğe katkıları ve Türkiye-Rusya ilişkilerine bıraktığı izler ele alındı.
Rus Evi'nde gerçekleştirilen programa Türkiye ve Rusya'dan akademisyenler, araştırmacılar, diplomatlar ve öğrenciler katıldı. Merhum tarihçinin kardeşleri Tuna Ortaylı ve Nuriye Ortaylı'nın da hazır bulunduğu programda yapılan konuşmalar, Ortaylı'nın bıraktığı mirasın yalnızca üniversite kürsüleriyle sınırlı olmadığını bir kez daha ortaya koydu.
Yakın dostu Prof. Dr. Celal Şengör'ün değerlendirmeleri, Prof. Dr. Muhammet Savaş Kafkasyalı'nın tespitleri ile Rus Evi Ankara Başkanı Doç. Dr. Aleksandr Sotniçenko ve Rusya Federasyonu Büyükelçiliği Kültür Ataşesi Dr. Yevgeniy Bahrevskiy'in konuşmaları, Ortaylı'nın farklı çevrelerde nasıl ortak bir saygı zemini oluşturduğunu gösteriyordu.
Merhum Prof. Dr. İlber Ortaylı gibi Kırımlı olan, Kırım Vatan Kültür Derneği Başkanı Nusret Tuzak, programa katılanlar arasında yer aldı. Programın düzenleyicisi, Kırıkkale Üniversitesi Uluslararası İlişkiler öğrencisi Alparslan Çakır’ın takdim konuşmasında “İlber herşeye değer” sözü katılımcılardan alkış aldı.
Ortaylı'nın Türk tarihçiliğine yön veren birikimi konuşuldu…
Program boyunca yapılan değerlendirmelerde, İlber Ortaylı'nın özellikle Osmanlı-Rus ilişkileri, Karadeniz havzası, Kafkasya, Balkanlar ve Avrasya tarihi üzerine gerçekleştirdiği çalışmaların uluslararası akademik çevrelerde temel başvuru kaynakları arasında yer aldığı belirtildi.
Katılımcılar, çok sayıda yabancı dili etkin şekilde kullanabilen Ortaylı'nın Rusça kaynaklara doğrudan erişebilmesinin çalışmalarına ayrı bir derinlik kazandırdığını ifade etti. Bu yönüyle Ortaylı'nın yalnızca bir tarihçi değil, aynı zamanda farklı kültürleri ve medeniyetleri birbirine yaklaştıran önemli bir fikir insanı olduğu vurgulandı.
Konuşmalarda ayrıca Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin yalnızca diplomasi, enerji ve ticaret başlıklarından ibaret olmadığı; tarih, kültür ve akademi alanlarında kurulan kalıcı bağların da iki ülke ilişkilerinin önemli unsurlarından biri olduğu ifade edildi. Bu bağlamda İlber Ortaylı'nın çalışmaları, iki toplum arasındaki karşılıklı anlayışın gelişmesine katkı sağlayan değerli bir miras olarak değerlendirildi.
Yakın dostu Prof. Dr. Celal Şengör, konuşmasında İlber Ortaylı'nın yalnızca bir tarihçi değil, aynı zamanda geniş bir entelektüel ufka sahip bilim insanı olduğunu belirtti. Şengör, Ortaylı'nın tarih, coğrafya, kültür ve medeniyetler alanındaki derin bilgi birikiminin uluslararası akademik çevrelerde büyük saygı gördüğünü ifade etti.
Prof. Dr. Muhammet Savaş Kafkasyalı; Ortaylı'nın tarih araştırmalarında arşiv belgelerine dayalı çalışma disiplinine dikkat çekerek, Türk tarih yazımına kazandırdığı metodolojik yaklaşımın yeni nesil araştırmacılar için önemli bir rehber niteliği taşıdığını vurguladı.
Rus Evi Ankara Başkanı Doç. Dr. Aleksandr Sotniçenko ile Dr. Yevgeniy Bahrevskiy de konuşmalarında, İlber Ortaylı'nın Türkiye ile Rusya arasındaki tarihî ve kültürel bağların akademik zeminde ele alınmasına önemli katkılar sunduğunu ifade ettiler. Konuşmacılar, Ortaylı'nın iki ülke arasında kültürel ve bilimsel diyaloğun gelişmesine katkı sağlayan önemli bir entelektüel köprü olduğunu dile getirdiler.
Aslında burada sorulması gereken soru şudur: Neden İlber Ortaylı?
Çünkü Ortaylı, Türkiye'de tarihçiliği yalnızca geçmişin anlatımı olmaktan çıkarıp devletler, medeniyetler ve coğrafyalar........
