menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rothschildlere savaş açan Osmanlı Subayı

49 0
27.02.2026

Rothschildlere savaş açan Osmanlı Subayı

Öncelikle makalenin hazırlanması fikrini ateşleyen Afyon Bolvadinli  hemşehrim Süleyman Pektaş’a teşekkürler. Bu başlık; "Rothschildlerin İpliğini Pazara Çıkaran Adam Frederick van Millingen" de olabilirdi. 1836 yılında İstanbul’da bir İngiliz doktor baba ile Fransız/Yunan anneden doğmuş, ülkemizde yaşadığı ve makaleler-kitaplar yazdığı yıllarda Osman Bey adını kullanmış Frederick Millingen’den söz edelim.

Frederick Millingen, nam-ı diğer Kıbrıslızade Binbaşı Osman Bey, 19. yüzyılın en ilginç ve karanlık figürlerinden biridir. Onun hayatı ve eserleri, sadece kişisel bir serüven değil, aynı zamanda Avrupa’daki modern antisemitizmin ve komplo teorilerinin gelişim sürecini anlamak için kritik birer belgedir. Millingen, Avrupa'da "uluslararası bir Yahudi komplosu" fikrini popülerleştiren ilk Avrupalı ​​yazarlardan biridir.

Finansal Gücün Anatomisi: Binbaşı Osman Bey ve “Les Rothschild, les gouverneurs des peuples”

Osmanlı ordusunda Binbaşı rütbesiyle görev yapan ve Avrupa’da Frederick van Millingen adıyla tanınan Frederick van Millingen, 19. yüzyılın ikinci yarısında kaleme aldığı eserlerle küresel finans ile siyaset arasındaki ilişkiyi sorgulayan ilk yazarlardan biri olarak öne çıktı. Paris’te 1870’li yıllarda yayımladığı Les Rothschild, les gouverneurs des peuples (Halkların Yöneticileri: Rothschildler), yalnızca bir aile biyografisi değil, aynı zamanda uluslararası finansın devletler üzerindeki etkisini inceleyen erken dönem eleştirel metinlerden biri niteliğindedir.

Osman Bey, bu eserinde Rothschild ailesi’ni modern çağın “görünmez hükümdarları” olarak tanımlamış ve özellikle savaşların finansmanı üzerinden şekillenen yeni güç ilişkilerine dikkat çekmiştir. Ona göre Rothschildler, Avrupa’daki büyük savaşlar sırasında yalnızca taraflara borç veren finansörler değil, aynı zamanda savaşların sonucunu dolaylı biçimde etkileyebilecek ekonomik araçlara sahip bir güç merkeziydi.

Özellikle Napolyon Savaşları ve Kırım Savaşı gibi büyük çatışmaların finansmanında oynadıkları rolün, aileyi devletlerin kaderi üzerinde etkili bir konuma yükselttiğini savundu. Osman Bey’e göre bu finansman modeli, görünürde tarafsız bir bankacılık faaliyeti olsa da, gerçekte siyasi haritaların yeniden şekillenmesinde belirleyici bir araç haline gelmişti.

Osman Bey’in eleştirilerinin merkezinde yalnızca Avrupa değil, doğrudan hizmet ettiği Osmanlı İmparatorluğu da yer alıyordu. Osmanlı ordusunda görev yapması, ona devletin mali yapısını yakından gözlemleme imkânı sağlamıştı. Özellikle Osmanlı Devleti’nin 1854 yılında başlayan dış borçlanma sürecini, ekonomik bir zorunluluktan ziyade siyasi bağımlılık yaratan bir mekanizma olarak değerlendirdi.

Ona göre bu borçlar, yalnızca mali bir yük değil, aynı zamanda devlet egemenliğini sınırlayan bir tür siyasi vesayet aracıydı. Rothschild ailesinin uluslararası kredi ağları üzerinden Bab-ı Âli ile kurduğu ilişkilerin, Osmanlı maliyesinin bağımsızlığını zayıflatan en önemli faktörlerden biri olduğunu ileri sürdü.

Eserde geniş yer verilen bir diğer konu ise Mısır ve Süveyş Kanalı meselesiydi. Osman Bey, Rothschild ailesinin Mısır’daki finansal faaliyetlerini yalnızca ekonomik bir yatırım olarak değil, aynı zamanda İngiliz İmparatorluğu’nun jeopolitik hedefleriyle paralel yürüyen bir güç stratejisi olarak yorumladı.

Özellikle Süveyş Kanalı gibi küresel ticaret açısından kritik öneme sahip projelerin finansmanında bankacılık sermayesinin oynadığı rolü, yeni bir egemenlik biçimi olarak değerlendirdi. Ona göre bu süreç, klasik askeri işgal yöntemlerinden farklı olarak, finans yoluyla kurulan bir nüfuz sisteminin başlangıcını temsil ediyordu.

Osman Bey’in bu çalışması, yayımlandığı dönemde Avrupa’da dikkat çekmiş, ancak yazarın kişisel hayatındaki dalgalanmalar ve sürekli yer değiştirmesi nedeniyle tartışmalı bir konumda kalmıştır. Hayatı boyunca farklı ülkelerde yaşayan, çeşitli kimlikler kullanan ve sürgünlerle karşılaşan Osman Bey, kendisini “19. yüzyılın en çok sınır dışı edilen adamı” olarak tanımlamıştır.

Kendi anlatımına göre bu durum, finansal güç odaklarına yönelik eleştirilerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle eserini yalnızca akademik bir çalışma değil, aynı zamanda kişisel bir “hakikat mücadelesi” olarak görmüştür.

Frederick van Millingen, bu eserinin yanı sıra The Conquest of the World by the Jews adlı bir başka tartışmalı kitap daha yayımlamıştır. Bu eser, dönemin ideolojik ve politik gerilimleri içinde şekillenmiş olup, modern literatürde eleştirel bir gözle değerlendirilmektedir. Bununla birlikte Osman Bey’in temel amacı, kendi perspektifine göre, finansal gücün uluslararası siyaset üzerindeki etkisini ortaya koymaktı.

Sonuç olarak Les Rothschild, les gouverneurs des peuples, 19. yüzyılda finans ile siyasi egemenlik arasındaki ilişkiyi sorgulayan erken dönem metinlerden biri olarak tarihsel önem taşımaktadır. 

Osman Bey, bu eserinde bankacılık sermayesinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir güç olduğunu savunmuş ve modern dünyada finansın devletler üzerindeki etkisini anlamaya yönelik ilk sistemli eleştirilerden birini ortaya koymuştur. Bu yönüyle eser, hem Osmanlı’nın mali bağımlılık sürecini hem de küresel finans sisteminin yükselişini anlamak açısından dikkat çekici bir tarihsel belge niteliği taşımaktadır.

Frederick Millingen, nam-ı diğer Kıbrıslızade Binbaşı Osman Bey’in aile  geçmişi  baba tarafı...

Dr. Julius Michael Millingen’in mensup olduğu Millingen ailesi, köken itibarıyla Hollanda Yahudilerine dayanan bir aileydi. Aile, Hollanda’dan İngiltere’ye göç etmiş ve Londra’da yerleşmişti. Bu köken, ailenin bazı üyelerinin Londra’daki Hambro Sinagogu çevresine defnedilmiş olmasından da anlaşılmaktadır. Millingen ailesinin daha eski kuşaklarından biri olan büyük dede James Millingen, Londra’da doğmuştu. Aile içinde entelektüel ve mesleki faaliyetler yaygındı; nitekim doktor ve yazar John Gideon Millingen, Julius Millingen’in amcasıydı.

Julius Millingen’in babası James Millingen, Michael Millingen’in ikinci oğluydu. James Millingen, Hollanda Yahudi kökenli aile geleneğinden gelmesine rağmen, kendisi sıkı bir Anglikan olarak yetişmiş ve yaşamını bu inanç doğrultusunda sürdürmüştü.

1797 yılı civarında Fransa’nın Calais şehrinde, Calais’li Christopher White’ın kızı Elizabeth Penny ile evlendi. Elizabeth Penny, Fransız-İngiliz kökenli bir aileye mensuptu. Bu evlilikten üç erkek çocuk ve bir kız çocuk dünyaya geldi. Bu çocuklardan biri, ileride "Lord Byron’un doktoru" olarak tanınacak olan Julius Michael Millingen idi.

Aile içinde daha sonra dini ayrılıklar yaşandı; James Millingen’in eşi Elizabeth Penny ve kızlarının Roma Katolikliğine geçmesi, aile içinde ciddi bir ayrılığa neden oldu. Bu aile ortamı içinde dünyaya gelen Julius Michael Millingen, 19 Temmuz 1800 tarihinde Londra’da doğdu.

Baba tarafından Hollanda Yahudi kökenli, anne tarafından ise Calais merkezli Fransız-İngiliz kökenli bir aileye mensuptu. Annesi Elizabeth Penny, Christopher White’ın kızı olup Levanten değil, Batı Avrupa kökenliydi. Bu nedenle Millingen’in etnik ve kültürel kökeni, Hollanda Yahudi, İngiliz ve Fransız unsurlarının birleştiği, iç içe geçmiş Avrupa geçmişine dayanıyordu. Bu çok yönlü aile mirası, onun ilerleyen yıllarda hem Avrupa’da hem de Osmanlı İmparatorluğu’nda etkili bir hekim ve entelektüel olarak yükselmesinde önemli rol oynadı.

Babasının mesleği nedeniyle çocukluk yıllarını yalnızca İngiltere’de değil, aynı zamanda Calais, Paris ve Roma gibi Avrupa’nın önemli kültür merkezlerinde geçirdi. Bu ortam, onun erken yaşta çok dilli ve kozmopolit bir eğitim almasını sağladı.

1817 yılında Edinburgh Üniversitesi’ne girerek tıp eğitimine başladı. Her yıl kış dönemlerinde eğitimine devam etti ve 1821 yılında Edinburgh Kraliyet Cerrahlar Koleji’nden cerrahlık diploması alarak meslek hayatına adım attı. Bu eğitim, onu yalnızca bir hekim değil, aynı zamanda askeri ve diplomatik görevlerde kullanılabilecek nitelikli bir cerrah haline getirdi.

1823 yılında, Yunan bağımsızlık hareketini desteklemek amacıyla Londra’da kurulan Londra Rum Komitesi tarafından görevlendirildi. Norwich milletvekili William Smith’in tavsiyesi üzerine seçilen Millingen, aynı yılın 27 Ağustos’unda Korfu’ya gönderildi. Burada İngiliz şair Lord Byron ile tanıştı ve kısa sürede onun özel doktoru olarak görev yapmaya başladı. Millingen, Byron ile Kefalonya ve Missolonghi’de birlikte bulundu ve şairin 1824 yılında Missolonghi’deki son hastalığı sırasında başlıca doktorlarından biri oldu.

Byron’un ölümünden sonra otopsiyi bizzat gerçekleştirdi ve ölüm nedenini pürülan menenjit olarak teşhis etti. Ancak Byron’un diğer doktoru Francesco Bruno, Millingen’i kan alma tedavisini geciktirmekle suçladı. Bu suçlama, dönemin Avrupa tıp çevrelerinde ciddi tartışmalara yol açtı. Millingen, daha sonra yayımladığı hatıratında bu iddialara ayrıntılı şekilde cevap verdi ve Byron’un son günlerine dair önemli birincil tanıklık bıraktı.

Byron’un ölümünden sonra Millingen, Yunan ordusunda cerrah olarak görev yapmaya devam etti. Ancak Osmanlı kuvvetleriyle yapılan çatışmalar sırasında, Mısır Valisi Kavalalı İbrahim Paşa tarafından esir alındı. Serbest bırakılması, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki İngiliz büyükelçisi Stratford Canning’in diplomatik girişimleri sayesinde mümkün oldu.

Bu olay, Millingen’in hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Yunan bağımsızlık hareketine destek veren bir cerrah olarak başladığı kariyer, kısa süre sonra Osmanlı İmparatorluğu içinde şekillenecek yeni bir yön kazandı.

1826 yılında İzmir’e gitti, ardından kısa süre Kütahya ve Bursa’da kaldı. 1827 yılında ise İstanbul’a yerleşti. Bu şehir, hayatının geri kalan elli yılı boyunca yaşayacağı ve kariyerinin zirvesine ulaşacağı merkez oldu. İstanbul’da Hollanda elçiliğine bağlı hekim olarak görev yaptı ve Galata’da faaliyet gösteren Uluslararası Sağlık Kurulu’nda Hollanda delegesi olarak yer aldı.

Tıbbi bilgi ve diplomatik becerileri sayesinde Osmanlı sarayının güvenini kazandı ve sırasıyla II. Mahmud, Abdülmecid, Abdülaziz, V. Murad ve II.........

© Dikgazete.com