Eski Bakan ve Bürokratlara uzanan faili meçhul dosyalar, iktidar ve muhalefetteki kaosu körüklüyor!
Ömür Çelikdönmez yazdı;
Eski Bakan ve Bürokratlara uzanan faili meçhul dosyalar, iktidar ve muhalefetteki kaosu körüklüyor!
Bizzat şahsıma yöneltilen soruşturmalardan, kurulan kumpaslardan, insanların vefasızlığından, ülkede yaşanan olumsuzluklardan bunaldığım, umutsuzluğa kapıldığım anlarda, Friedrich Nietzsche’ye atfedilen “Gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılmaz.” sözünü hatırlıyor, ümidimi yeniden kuşanarak biraz olsun nefes alıyorum.
Zaman zaman ben de “Nerede bu devlet?” diye serzenişte bulunuyorum. Çünkü kötülüğün, kaosun belirginleştiği, tüyü bitmemiş yetimin hakkının yenildiği, fakirin fukaranın mağdur edildiği; alçaklığın, hırsızlığın ve yolsuzluğun kol gezdiği bir yerde insan, ister istemez kadim devlet iradesinin adalet dağıtan gölgesini arıyor. Devletin yalnızca varlığını değil; mazlumun yanında, zalimin karşısında duran kudretini de görmek istiyor.
İşte bu anlayışla, aylar önce, 14 Şubat 2026’da kaleme aldığım yazıda “Devletin yeni kılıcı: Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi neden hedefte?” sorusuna cevap aramıştım.
Bu atamaların yalnızca başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere muhalefet cephesinde değil, iktidar bileşenleri içinde de belirli rahatsızlıklara yol açtığını, kamu otoritesinin kararlı tutumunun hem organize suç örgütleri hem de devlet içinde yuvalanmaya çalışan yasa dışı oluşumlar üzerinde caydırıcı bir etki yaratacağını vurgulamıştım.
Aradan geçen sürede yaşanan gelişmeler, tespitlerimde haklı olduğumu ortaya koydu. Beni iktidar yalakalığıyla itham edenlerin yatacak yeri yok.
Karanlıkta kalan ölümler, siyaset ve bürokrasinin koridorlarına uzanıyor mu?
24 Nisan 2026’da Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına ilk aşamada 75 ilden 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kayıt gönderildi.
Daha sonra 155 dosya yeniden incelemeye alındı. Bakanlık, yürütülen çalışmalar sonucunda 41 kişinin öldüğü ve 7 kişinin yaralandığı 36 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı.
Daire Başkanlığı doğrudan soruşturma yürütmüyor. Dosyalardaki eksik delilleri ve araştırılmayan ihtimalleri belirleyerek ilgili cumhuriyet başsavcılıklarıyla emniyet ve jandarma birimlerine teknik destek sağlıyor.
Yıllar sonra yeniden açılan dosyalarda kimler var?
Kamuoyuna açıklanan ve Daire Başkanlığının çalışmaları kapsamında yeniden ele alınan dosyalarda şu isimler yer alıyor: Gülistan Doku, Rabia Naz Vatan, Aynur Kanbur, Şeref Kocabıyık, Dorukhan Büyükışık, Mehmet Şirin Çelik, Aydın Özcan, Mehmet Emin Karaalp, Maia Khimshiashvili, Erkan Erkara, Ali Sarıoğlu, Esra Aşık, Gültekin Yıldırım, Mehmet Ali Türkmen, Selbi Uyğur, Yusuf Sayaner, Damlanur Sarihan, Yunus Emre Yakar, Hüseyin Okumuşoğlu, Emrah Daşdemir, Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek, Mustafa Çağmaoğlu, Mustafa Ala, Hüsna Ala ve Kaşif Kozinoğlu.
Manisa’da 2010 yılında öldürülerek çöplük alanına bırakılan ve adı açıklanmayan kız bebeğin dosyası da yeniden incelendi. Sağlık Bakanlığının topuk kanı ve doğum kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda bebeğin kimliği ile olayın şüphelilerine ulaşıldı.
Yazıcıoğlu dosyasında FETÖ gölgesi ve bürokrasi şüphesi…
Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun, beraberindeki beş kişiyle birlikte 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazası da yeniden inceleniyor. Soruşturmada arama-kurtarma çalışmalarının geciktirilmesi, enkaz yerinin yanlış bildirilmesi, GPS cihazlarının sökülmesi ve delillerin karartılması iddiaları araştırılıyor.
Dönemin bazı üst düzey bürokratları, emniyet ve jandarma yöneticileri ile askerî personelin eylemleri de mercek altında. Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada FETÖ’nün mahrem yapılanması, ByLock yazışmaları ve Adil Öksüz bağlantısına ilişkin ciddi emareler bulunduğunu açıkladı.
Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki esrarengiz ölümü yeniden mercek altında!..
MİT Dış Operasyonlar Dairesi eski Başkanı Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de rahatsızlanarak hayatını kaybetti. İlk incelemelerde ölümün doğal nedenlere bağlı olduğu değerlendirilmiş ve soruşturma takipsizlikle sonuçlanmıştı.
Ancak Kozinoğlu’nun duruşmada ifade vermesine kısa bir süre kala ölmesi, sağlık görevlilerinin olay sırasındaki tutumu, ambulansın geciktiği iddiası ve tanık anlatımlarındaki çelişkiler yıllarca tartışıldı. Kozinoğlu’nun ölüm dosyası, Ağustos 2026’da yeniden değerlendirilmek üzere Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına gönderildi.
Yeni incelemede cezaevi görevlileri ve sağlık personeli dâhil en az 15 kişinin ifadesine başvurulması, mevcut belgeler ile varsa yeni delillerin değerlendirilmesi bekleniyor. Dosyanın yeniden açılması, ölümün cinayet olduğunun kesinleştiği anlamına gelmiyor; amaç ölüm sürecinde herhangi bir suç unsurunun bulunup bulunmadığını ortaya çıkarmak.
Süleymancılar’ın liderlik kavgasında esrarengiz........
