Bugün gün, aynaya bakma günüdür!
Nickola Berrygele, yazdı;
Bugün gün, aynaya bakma günüdür!
Bugün bir gerçeği konuşmak zorundayız.
Ve biz hâlâ kimi suçlayacağımızı tartışıyoruz.
Herkes konuşuyor, herkes tepki veriyor, herkes haklı… Ama kim gerçekten sorumluluk alıyor?
Çünkü mesele sadece bir olay değil. Mesele çocuklarımız. Mesele nesillerimiz.
Bugün “çocuklarımız ölüyor” diye üzülüyoruz. Peki dün ne yaptık? Daha da önemlisi yarın ne yapacağız?
Biz öğretmenler olarak; sabahın 7’sinde okulda nöbet tutuyoruz. Kapıda bekliyoruz. Hiçbir çocuğun başıboş kalmaması için çabalıyoruz. Derslerin bir dakikasını bile boş geçirmemek için uğraşıyoruz. Her bir öğrencinin gözlerine bakıyor; acısını, kederini, sevincini fark etmeye çalışıyoruz.
Ama açık konuşalım; bu çaba herkes için aynı mı?
Gerçekten herkes, “öğretmen” olmanın gereğini yapıyor mu? Yoksa sadece görevini tamamlayıp arkasını dönenler de var mı?
Çünkü öğretmenlik; derse girip çıkmak değildir. Öğretmenlik, sorumluluk almaktır. Görmektir. Müdahale etmektir. Gerekirse fazladan yorulmaktır.
Bugün gün, başkasını suçlama günü değil; bugün gün, aynaya bakma günüdür.
“Ben ne yaptım?”, “Daha ne yapabilirdim?”, “Gerçekten üzerime düşeni yaptım mı?”
Bu soruları kendimize sormadan hiçbir şey değişmeyecek.
Eylem yaparken, konuşurken, tepki verirken… Başkalarını suçlayıp, şiddeti büyüten değil, önleyen tarafta olmayı seçelim.
Toplum olarak, aileler olarak, bireyler olarak; şiddeti büyütmek yerine nasıl önleyebileceğimizi sorgulamak zorundayız.
Lütfen… Sözlerimizde ve eylemlerimizde şiddeti körüklemek yerine, çözümün bir parçası olmayı seçelim.
Gelin, bu acıları bir dönüm noktasına çevirelim. Daha bilinçli, daha duyarlı, daha sahip çıkan bir toplum olmak için; planlarımızla, projelerimizle geri dönelim.
Çünkü çocuklar hepimizin…
Ve onların geleceği, bizim bugün alacağımız tavırlarla şekillenecek.
Nickola Berrygele, dikGAZETE.com
