menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP'deki ‘Mutlak Butlan’a ihtiyacı var mı?

14 0
02.06.2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP'deki ‘Mutlak Butlan’a ihtiyacı var mı?

 Siyaset, hukukun katı kalıpları içine bütünüyle sığmayan bir alandır. Kendi dengeleri, kendi hesapları ve kendine özgü kuralları vardır. Bu sebeple Türk siyasetinin son çeyrek asrına damga vuran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, en büyük rakibi konumundaki CHP'nin içindeki kurumsal tartışmaların yargı kararıyla sonuçlanmasına ihtiyaç duyup duymadığı sorusu önem taşımaktadır.

Reel politik açıdan bakıldığında cevap açıktır. Erdoğan'ın uzun yıllara yayılan siyasi pratiği incelendiğinde rakiplerini hukuk koridorlarında etkisiz hâle getirmekten çok, siyaset sahasında yıpratmayı tercih ettiği görülür. Onun politik başarısı, rakiplerini meşruiyet alanının dışına itmekten ziyade, seçmenin huzurunda mücadele etmeye dayanır.

Bu yaklaşımın arkasında şahsi tecrübesi de vardır. Siyasi hayatı boyunca kapatma davalarıyla, muhtıralarla ve çeşitli müdahalelerle karşılaşan Erdoğan, mağduriyet duygusunun toplumdaki karşılığını yakından tecrübe etti. Bu süreçler, onun siyasi ağırlığını azaltmak yerine daha geniş bir destek zemini oluşturdu.

Bu sebeple CHP'ye dönük dış kaynaklı bir müdahale görüntüsü, muhalefet tabanında güçlü bir kenetlenme duygusu oluşturur. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararının ardından ortaya çıkan hareketlilik bunun güncel bir örneğidir.

Özgür Özel'in “Millî irade yargı yoluyla gasp edilemez” çıkışı etrafında şekillenen tablo, muhalefete uzun süredir aradığı sosyal hareket alanını açtı. Toplumdaki refleksleri iyi okuyan bir siyasetçi açısından bu durum önemli bir gerçektir. Rakibine geniş bir mağduriyet zemini sunmak, siyasi mücadelede avantaj getirmez.

Bugünkü CHP, kendi içinde süren liderlik rekabetleri, yolsuzluk suçlamaları, Belediyelerde usulsüzlük, farklı eğilimler ve hizip mücadeleleriyle yoğun bir iç enerji harcamaktadır. Siyasi mücadelede çoğu zaman iç tartışmalarıyla meşgul bir rakip, dış müdahalelerle bütünleşmiş bir rakipten daha öngörülebilir bir tablo sunar.

Üstelik CHP'nin kurumsal yapısının ağır bir hukuki müdahaleyle sarsılması, muhalif seçmeni ortadan kaldırmaz. Tam tersine, daha hareketli ve daha güçlü........

© Dikgazete.com