menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki Cumhurbaşkanı ve bir Dışişleri Bakanı/ Şam’da yeni bir denklem: Fidan ve Zelenskiy’nin tarihi yürüyüşü

17 0
06.04.2026

Mehmet Yıldırım yazdı;

İki Cumhurbaşkanı ve bir Dışişleri Bakanı/ Şam’da yeni bir denklem: Fidan ve Zelenskiy’nin tarihi yürüyüşü

Ortadoğu’nun tozlu raflarında saklanan eski diplomasi defterleri bugün Şam’da kapatıldı; yerine, mürekkebi henüz kurumamış, çok aktörlü ve cesur bir gelecek vizyonu açıldı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin, Türk devletine ait bir uçakla ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın eşliğinde Şam’a inmesi, sadece bir ziyaret değil; küresel güç dengelerinin ağırlık merkezinin değiştiğinin ilanıdır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul’da görüşen Zelenskiy’i havaalanında Bağcılar Kaymakamı ve Türk Deniz Kuvvetlerinden rütbeli bir subayın karşılaması sosyal medyada çok konuşuldu. Neden üst düzey bir yetkili karşılamaya gelmedi?

Havalimanında “düşük profil” bir karşılama yapılmasına rağmen; asıl diplomatik ağırlık, Dolmabahçe Çalışma Ofisi'ne verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zelenskiy’i Dolmabahçe’de resmi törenle karşıladı. Törende Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran gibi devletin en üst düzey isimleri hazır bulundu.

Zelenskiy, savaş halindeki bir ülkenin lideri olduğu için seyahat planları çoğu zaman son dakikaya kadar gizli tutulmakta veya güvenlik nedeniyle esnetilmektedir.

Hız: Havalimanındaki bürokratik seremonilerin kısa tutulması, liderin güvenli bölgeye (Dolmabahçe) bir an önce nakledilmesini kolaylaştırır. Sürpriz Faktörü: Ziyaretin bazı kaynaklarca “sürpriz” olarak nitelendirilmesi, karşılamanın rutin mülki amir düzeyinde kalmasına neden olmuş olabilir.

Türkiye'nin Ukrayna-Rusya arasındaki arabuluculuk rolü göz önüne alındığında, bu durumun Ukrayna tarafına yönelik negatif bir mesaj içermediği; aksine görüşmenin içeriğine odaklanıldığı görülmektedir. Muhtemelen bu ziyaret; Çalışma Ziyareti (Working Visit): Zelenskiy'nin bu ziyareti resmi bir “Devlet Ziyareti” değil, belirli bir gündemi (İstanbul Süreci ve ateşkes) konuşmak üzere yapılan bir çalışma ziyareti olarak sınıflandırıldı. 

Yazıda İstanbul’dan ziyade Şam’a bakacağız!

Öncelikle, bu ziyaret, tarihi önem taşıyor ve Ukrayna için yapılan ilk resmi ziyaret olma özelliğini taşıyor. Bu adım, sıradan bir diplomatik temas değil; Ukrayna–Türkiye–Suriye hattında şekillenen yeni bir jeopolitik arayışın işareti. Üstelik zamanlama tesadüf değil. Savaş devam ederken (Rusya- Ukrayna ve İran- ABD/İsrail Savaşı), Kiev’in Ortadoğu’da görünürlük kazanma çabası; Ankara’nın çok katmanlı dış politikasıyla birleşmiş durumda.

Ziyaretin üç temel boyutu öne çıkıyor:

Güvenlik: Savaş deneyimi paylaşımı ve yeni işbirlikleri. Uluslararası İlişkilerde mevcut ittifakların çözünüp, zayıfladığı göz önünde bulundurulursa; artık klasik ittifakların yerini alan daha esnek ve işlevsel yeni model ittifaklar oluşuyor.

Ekonomi: Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e uzanan hat, enerji ve gıda güvenliği açısından kritik bir eksene dönüşüyor.

Diplomasi: Türkiye’nin arabulucu rolü, onu sadece bir dengeleyici değil, aynı zamanda “oyun kurucu” haline getiriyor.

Bu tabloda Ukrayna’nın rolü de değişiyor. Artık yalnızca güvenlik arayan bir ülke değil; savaş tecrübesini ihraç eden, yeni ortaklıklar kuran bir aktör. Suriye ise izolasyondan çıkış ve yeniden inşa arayışında bu denklemde yer buluyor. Ukrayna geçtiğimiz günlerde Körfez Arap ülkeleri ile askeri anlaşmalara imza attı. ABD’nin Körfezi yeterince korumadığı düşüncesi netleşirken devreye Ukrayna’nın girmesi ilginç.

Elbette tablo pürüzsüz değil. Sahada Rusya, İran ve ABD gibi güçlü aktörlerin varlığı; Suriye iç savaşının derin kırılmaları bu tür girişimlerin önünde ciddi engeller oluşturuyor. Ancak buna rağmen ortaya çıkan gerçek şu: Küresel sistem, katı bloklardan çok, esnek ve çok aktörlü ağlara doğru evriliyor.

Şam’daki bu buluşma, belki de yeni dönemin kısa bir özeti: Türkiye merkezde, Ukrayna sahada, Suriye ise yeniden kurulan dengelerin test alanı. 

Ankara’nın “Garantör” imzası…

Ziyaretin en çarpıcı detayı sembolizmde gizli: Zelenskiy, Şam’a Ankara’nın kanatları altında ulaştı. Bu, Kiev’in artık Ortadoğu sahasına Türkiye üzerinden entegre olduğunun açık bir mesajıdır. Hakan Fidan’ın “istihbari diplomasi” tecrübesiyle ördüğü bu mekik trafiği, Türkiye’yi sadece bir arabulucu değil; Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan yeni bir güvenlik mimarisinin baş mimarı konumuna taşıyor.

Şam-Kiev-Ankara: Neden şimdi?

Peki, bunca yıl Rusya’nın kalesi olarak bilinen Şam’da bu üçlü, neden buluştu? Cevap, “savaş ekonomilerinin” ve “askeri tecrübenin” pragmatik ortaklığında yatıyor:

Askeri Deneyim Transferi: Ukrayna, modern İHA savaşları ve hibrit tehditlere karşı dünyadaki en güncel tecrübeye sahip. Suriye ise yıllardır asimetrik çatışmaların merkezi. Bu iki ülkenin askeri deneyim paylaşımı, bölgedeki Rus ve İran etkisini dengeleyebilecek yeni bir güvenlik kuşağı oluşturabilir.

Gıda ve Lojistik Hattı: Ukrayna’nın devasa gıda potansiyeli, Türkiye’nin lojistik gücüyle birleşerek Suriye üzerinden Ortadoğu ve Körfez’e akacak. Bu, Hürmüz Boğazı gibi kırılgan rotalara alternatif bir “güvenli gıda koridoru” demek.

Meşruiyet ve Yeniden İnşa: Ahmed El Şara liderliğindeki Suriye geçiş yönetiminin, Zelenskiy ile masaya oturması; Şam’ın uluslararası tecritten kurtulma ve “meşru bir aktör” olarak yeniden doğma çabasıdır.

Zelenskiy’nin Şam’dan yükselen “Her halk barışı hak eder” cümlesi, Moskova’nın hem Ukrayna hem de Suriye üzerindeki eski mutlak hakimiyetine vurulmuş diplomatik bir darbedir.

Ankara, bu hamleyle Batı’nın hantal ve sonuçsuz kalan diplomasi yöntemlerine karşı, “sahadaki gerçeklerle” konuşan bir model sunuyor. Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunurken aynı zamanda Suriye’nin istikrarını kendi milli güvenliği (terörle mücadele ve sığınmacıların dönüşü) için bir kaldıraç olarak kullanıyor.

Sonuç: Bir ziyaretten fazlası…

5 Nisan 2026 tarihi, diplomasi tarihine bir dönüm noktası olarak geçecek. Zelenskiy’nin “Ortadoğu’ya ineceksem Ankara’dan inerim” tavrı ve Türkiye’nin “Oyun kurucu” iradesi; Şam’daki bu üçgeni kurdu.

Bu buluşma göstermiştir ki; artık dünya düzeni sadece büyük güçlerin başkentlerinde değil; sahadan gelenlerin, acıyı çekenlerin ve çözüm üretenlerin masasında şekilleniyor. Şam’daki el sıkışma, sadece bir barış umudu değil, yeni ve esnek bir “güvenlik mimarisinin” ilk harcıdır.

Kiev ve Şam arasında kurulan denge, Türkiye’nin Rusya ile yapacağı anlaşmalarda elini güçlendirecek. Bugün Şam’da atılan imzalar, yarının daha bağımsız ve istikrarlı coğrafyasının temel taşı olabilir.

1-Suriye Devleti ve halkı, İran- ABD/ İsrail Savaşında açıkça Filistin’e ve İran halkının yanında durduğunu gösterdi.

2- İsrail’in Filistinli esirler için ilan ettiği İdam Yasası, inşallah iptal edilecek.

3- Hakan Fidan muhtemelen Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevine getirilecek. Yine başarılı istihbari diplomasi faaliyetlerle ön plana çıkan MİT Başkanı İbrahim Kalın’a da yeni bir görev tahsis edilebilir.

Mehmet Yıldırım, dikGAZETE.com

https://www.dikgazete.com/etiket/?q=zelenskiy

https://lb.ua/news/2026/04/05/731086_zelenskiy_glava_mzs_turechchini.html

https://tsn.ua/politika/zelenskyy-prybuv-do-syriyi-iaka-meta-vizytu-3055988.html

https://babel.ua/news/126036-zelenskiy-priletiv-z-oficiynim-vizitom-do-damaska

https://x.com/i/status/2040866614296686867

https://x.com/i/status/2040856294282658270

https://x.com/i/status/2040822896549835256

https://x.com/i/status/2040842153526510084


© Dikgazete.com