menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beyhude: Kendi gerçekliğinin esiri olan kadınlar

14 0
08.04.2026

Eylül Aşkın, Berlin’den yazdı;

Beyhude: Kendi gerçekliğinin esiri olan kadınlar

Bir fikri, bir duruşu desteklemek, çoğunlukla o fikre, duruşa dair pozitif yönleri ortaya koyma çabasıyla neticelenir. Ters psikoloji ise bazen birine istediğimiz bir davranışı yaptırabilmek için söz konusu mevzunun tam tersini savunmanın daha etkili olabileceğini söyler.

Belçikalı yazar Maurice Maeterlinck’in Mavi Sakal masalından esinlenerek yazdığı 1899 tarihli “Ariane ve Mavi Sakal” isimli eseri, Mavi Sakal’ın gizemli şatosunda esir tuttuğu eski eşlerini kurtarabilmek için Mavi Sakal ile evlenen Ariane isimli genç bir kadını konu alır. Yazıldığı döneme özgü kadın özgürlüğü, aydınlanma, cesaret ve karanlıktan aydınlığa çıkış temalarını işleyen fakat mutlu bir son yerine hayal kırıklığı ile sonuçlanan oyun, bize karanlıkta yaşamaya alışmış insanların gün ışığına çıkarılmasının pek de mümkün olmadığını anlatır esasında.

Bu, yıllarca mağarada yaşamış birinin ışığı görünce kör olmasına benzer. Eğer bir şeye kendi gerçekliğiniz oymuşçasına inanır ve bu inanışı kanıksarsanız, kendi yarattığınız gerçeklik içerisinde hapis olabilirsiniz ve esas gerçekliğiniz size ütopik bir hayalmiş gibi gelebilir. Nitekim, Ariane de diğer eşleri kurtaramamış olmanın başarısızlığıyla bir başına ayrılır şatodan.

Epifani Sanat’ın Maurice Maeterlinck’in Ariane ve Mavi Sakal’ından uyarladığı, günümüz kadınlarının günümüz sorunlarını ele alan eseri “Beyhude” ise bizi bu sefer 1900’lü yılların değil, 21. yüzyılın hayal kırıklıklarıyla yüzleştiriyor. Bu bir kahramanlık öyküsü değil, bir vazgeçişin hikayesi.

Kurtulmak istemeyen birini kurtarabilir misin? Esaret, kişinin tek bildiği şey haline geldiğinde, kişi çaresizliği tercih etmeye mahkum bırakıldığında kendi gerçekliğini aşabilir mi? 19. yüzyılda literatüre geçmesi 1966 yılını bulan ters psikoloji ile ele alınan bu distopik eser, 21. yüzyılın kadın temalarıyla ve yeni, genç yüzlerle sahnede yeniden can buluyor.

Hikayenin modern yorumunu Dilara Kavasoğlu’nun kaleme aldığı, Seranay İduğ’un yönettiği, Alya Çelik, Ayşe Keseroğlu, Cemre Naz Gözütok, Selin Eresin ve Sena Uslu’nun oynadığı Beyhude; sahne önü ve sahne arkası emektarlarının tamamının kadın olduğu, geçmişten günümüze feminist yaklaşıma küçük bir selam gönderirken kadın emeğinin altını çizen bir oyun.

Ayşe Keseroğlu ve Cemre Naz Gözütok dışında oyunda yer alan oyuncuların hiçbirinin konservatuvar veya tiyatro geçmişi olmaması, oyunun yönetmenliğini üstlenen Tiyatro Epifani kurucusu, oyuncu ve drama eğitmeni Seranay İduğ tarafından bu oyun için özel olarak seçilmeleri ve eğitilmeleri de oyunu ilginç kılan faktörler arasında. Bu bağlamda değerlendirildiğinde, özellikle Alya Çelik’in performansı umut vadediyor. Yer yer içindeki canavarla yüzleşme şansını yakaladığınız şeffaf oyunculuğu ile henüz tecrübe ile tam kavrulmamış ürkek çekingenliği arasında, biraz daha zamanla çok iyi bir oyuncu olabileceğinin sinyalini veriyor Alya.

Beyhude, ikinci sezonunda, 11 Nisan 20:30’da İmalathane Sahnesi’nde yeniden seyirciyle buluşacak. Tarihin tozlu sarı sayfalarından kopup gelerek huzurunuzu kaçıran, rahatsızlık vererek değişime çağrıda bulunan Maurice Maeterlinck’in Ariane ve Mavi Sakal oyununun; koreografi, modern müzik, günümüze uygun düzenlenmiş diyaloglar ve genç oyuncu kadrosuyla güncel yorumu Beyhude’ye bence bir şans verin.

Eylül Aşkın, dikGAZETE.com


© Dikgazete.com