menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Oy veren Uşaklıların hiç mi suçu yok!

26 0
tuesday

OY VEREN UŞAKLILARIN HİÇ Mİ SUÇU YOK!

Her gün CHP belediyelerinde yapılan yolsuzluk irtikap ve ahlaksızlık haberleri ile uyanıyoruz. Öyle ki, artık bu haberler vaka-yı adiyeden oldu.

Uşak gibi küçük belediyelerde olanları duydukça hayretimiz bir kat daha artıyor.

Bu kadar büyük yolsuzluk ve ahlaksızlık oluyor da Uşak gibi küçük bir şehirde nasıl duyulmayıp infial gösterilmiyor? Her şeyi kolluk kuvvetleri ve yargıdan mı bekleyeceğiz?

Belediye meclisindeki muhalefet, yerel medya ve sivil toplum kuruluşlarının hiç mi bu olanlardan haberi olmadı?

Mahalle baskısı yapan Uşak halkı, bugüne kadar ne yaptı?

Uşak, İstanbul gibi büyük bir metropol değil ki, halk neler döndüğünü bilmemiş olsun.

Ve daha önemli olanı; bu belediye başkanı, bir günde mi değişip bu hale geldi?

Eskiden de böyleymiş…

Küçük bir şehirde halkın yarısı zaten birbirinin hısım ve akrabası… Geri kalanlar da şöyle veya böyle birbirini tanır.

Bu belediye başkanının ne olduğunu bilmemeleri mümkün mü? Üstelik adam 3 dönem de CHP’den milletvekili seçilmiş.

Tanınıp bilinmemesi mümkün değil.

Buna rağmen nasıl oluyor da Uşaklıların yüzde 40’ı gidip bu adama oy verebiliyor.

BELEDİYELER CHP’NİN ELİNDE SOYGUN ARACINA DÖNMÜŞ!..

Gelelim asıl mevzuya!

Ortaya çıkan rezillikler bize gösteriyor ki; belediyeler CHP’nin elinde soygun aracına dönmüş.

Bu adam da belli ki, milletvekilliği yaparak istediği amacına ulaşamayacağını görüp mevzi değiştirmiş.

Çünkü Ankara’da artık milletvekili transferi ile eskiden olduğu gibi kolayca para dönmüyor.

İçinde yanan millete hizmet (!) aşkı de bir türlü sönmüyor. Nasıl yapsın da bu ateşi söndürsün?

FIRILDAK KUBİ – ECEVİT - GÜNEŞ MOTEL VE PARLEMENTER SİSTEM…

Bir zamanların Fırıldak Kubi’si gibi her gün parti değiştirip yolunu bulabilirdi ama o işin sonu intihar olduğunu biliyor.

Eskiden Ecevit’in Güneş Motel’de kurduğu transfer tezgâhı da çok gerilerde kalmış olup o salkıma da uzanıp yetişemiyor.

İktidarda da Koalisyon yok ki, J. Kamhi ile pazarlık yapıp, alacağına karşılık parti değiştirerek hükumeti düşürsün. (CHP’nin parlamenter sistem için neden yanıp tutuştuğunu anlamak için bu 3 örnek yeterlidir sanırım)

İMAMOĞLU İLE TANIŞIYOR…

Belediye seçimlerinin yaklaşmasıyla amacına ulaşabileceğini keşfediyor. Bal gibi belediye başkanlığı varken milletvekilliği ne ki?

Aday olup İstanbul eski belediye başkanı İmamoğlu ile tanışıyor.

İmamoğlu o sırada İstanbul B. Şehir Belediyesinde 5 yıl başkanlık yapmış ve büyük bir tecrübe (!) sahibi olmuştur.

İmamoğlu o tecrübelerini (!) aday olan şimdiki belediye başkanına aktardığını kendi ağzıyla söylüyor. Bunu ortaya çıkan videolarda görüyoruz.

Son bir yılda gördüğümüz şudur:

İstendiğinde belediyelerin büyük bir soygun aracına dönüşebileceğini ve Uşak gibi küçük bir ilimizde bile, bu soygun aracının nelere muktedir olacağını 2 tecrübeli (!) başkandan öğrenmiş olduk.

Sakın ola ki, bu soygun işinin bu belediyelerle sınırlı olduğunu sanmayın. Gerisi gelmeye devam edecek.

TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKI…

Unuttukları bir şey var.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkı gelir de adamın boğazına takılır, ayağına dolanır.

Ve onu böyle rezil rüsva edecek ilahi bir adaletin olduğunu bu adamlar unutmuştu.

Bugün gördüklerimiz o ilahi adaletin tecellisidir.

Bir iki lafım da mütedeyyin seçmene olacak.

Uşak gibi muhafazakâr bir ilimizde, kendi aranızda bölünerek veya “AKP’ye ders vermek için…” gidip CHP’ye oy verenlerin ne kadar büyük bir yolsuzluk ve ahlaksızlara alet olduklarını görmüşlerdir sanırım.

İnşallah bu son olaylardan ders çıkarıp bir daha böyle bir hataya düşmezler.

Emin Batur, dikGAZETE.com


© Dikgazete.com