MHP’den beklenen: Dar siyaset değil, büyük Milli Cephe…
E. Yarbay Halil Mert yazdı;
MHP’DEN BEKLENEN: DAR SİYASET DEĞİL, BÜYÜK MİLLİ CEPHE…
TÜRK DÜNYASI VE İSLÂM DÜNYASI BÜYÜK BİRLİK VE BÜYÜK MİLLÎ CEPHE
TERÖRSÜZ TÜRKİYE BÜYÜK BİR SORUMLULUKTUR.
Bugün Milliyetçi Hareket Partisi’nden beklenen şey, sadece günlük siyasette sert cümleler kurmak değildir. Türk Milleti, Türk Dünyası ve Medeniyet Coğrafyamız, MHP’den artık daha büyük bir tarihî rol beklemektedir. Çünkü içinde bulunduğumuz dönem, yalnızca iç siyaset dönemi değil; aynı zamanda iç cephenin tahkimi, bölgesel kuşatma ve medeniyet merkezli bir varoluş mücadelesi dönemidir.
Bu yüzden MHP, kendisini sadece bir seçim partisi gibi değil; Türk Milleti’nin tarihî refleksini temsil eden bir milli merkez gibi yeniden konumlandırmak zorundadır.
MHP, Batı’daki milliyetçi partilere benzemez…
MHP’yi anlamak için önce şu gerçeği teslim etmek gerekir: MHP, Avrupa’daki veya Batı’daki klasik milliyetçi partiler gibi değildir.
Batı tipi milliyetçilik çoğu zaman dar, reaksiyoner, dışlayıcı ve sadece etnik korkular üzerine kurulu bir karakter taşır. Oysa Türk Milliyetçiliğinin tarihî zemini bundan çok daha derindir. Türk Milleti, tarih boyunca yalnız kendi soyunu koruyan bir kabile refleksiyle değil; devlet kuran, nizam tesis eden, aman dileyeni himaye eden ve farklı toplulukları ortak bir medeniyet çatısı altında toplayan bir millet olarak teşekkül etmiştir.
Türk devlet geleneğinde “öteki”ni yok etmek değil; düzen içine almak, adaletle yönetmek ve sadakat temelinde büyümek vardır. İşte bu yüzden Türk Milliyetçiliği, kaba bir dışlayıcılık değil; devletli, medeniyetli ve merkez kurucu bir tarih şuurudur.
MHP, bu hakikatleri Büyük Türk Milleti’ne soydaş, dindaş, komşu ve akraba milletlere/halklara yeniden hatırlamak zorundadır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey: Milli cepheyi toparlamak…
Türkiye’nin önündeki en büyük ihtiyaçlardan biri, yerli, milli, devletçi ve medeniyetçi bütün unsurların yeniden ortak bir cephede buluşmasıdır. Çünkü Türkiye’ye yönelen tehditler sadece bir partiyi, bir çevreyi veya bir ideolojik kümeyi hedef almıyor. Hedef doğrudan doğruya Türkiye’nin birliği, Türk Milleti’nin direnci ve bu coğrafyadaki medeniyet merkezi rolüdür.
İşte bu nedenle MHP’nin görevi yalnızca kendi tabanını konsolide etmek değildir. MHP’nin görevi, milli cepheyi yeniden toparlamak, dağınık milli refleksleri yeniden bir araya getirmek ve Türkiye’de devlet merkezli ortak bir istikamet oluşturmaktır...
Burada özellikle altı çizilmesi gereken nokta şudur…
MHP, Millî Görüş hareketiyle, muhafazakâr milliyetçi çevrelerle, Atatürkçü, Kuvay-ı Milliye’ci, devletçi-mukaddesatçı damarlarla ve Türkiye’nin birliğini önceleyen bütün milli unsurlarla daha güçlü, daha........
