menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa, Macaristan’ı Türkiye’deki kalkışma benzeri karıştırma peşinde!

15 0
09.04.2026

Cem Kıran, Moskova’dan yazdı;

Avrupa, Macaristan’ı Türkiye’deki kalkışma benzeri karıştırma peşinde!

Macaristan Başbakanı Viktor Orban'a göre, Macaristan, Avrupa Birliği'nin ülkenin iç işlerine müdahalesi nedeniyle demokratik özgürlüklerini kaybetme yolunda ilerliyor. Budapeşte'de düzenlenen Muhafazakâr Politik Eylem Konferansı’nda (CPAC) Orban, ekonomik gerileme, siyasi sansür ve Brüksel'in müdahalesi sonucunda Avrupa demokrasisinin "ölmekte" olduğunu belirtti. Orban, AB'yi 12 Nisan 2026'da Macaristan'da yapılacak parlamento seçimlerini etkilemeye çalışmakla suçlayarak, Avrupa Birliği'nin eylemlerinin Macar muhalefetini desteklemeye ve Ukrayna'nın çıkarlarına hizmet etmeye yönelik olduğunu öne sürdü. Orban, "Önemli olan sadece siyaset değil, aynı zamanda ahlaki değerlerdir" dedi. 

Macaristan Başbakanı, son yirmi yılda Avrupa'daki yasadışı göçün artması, kamu güvenliğinin zayıflaması ve ahlaki temellerin aşındırılması gibi olumsuz eğilimleri AB'nin hatalı politikalarına bağladı. Bu arada Politico dergisi, seçimlerden sonra Orban'ın AB'deki oy hakkının elinden alınabileceğini ve Macaristan'ın, verileri Moskova'ya aktardığı şüphesiyle gizli bilgilere erişiminin kısıtlanabileceğini bildirdi. Avrupa Birliği de Macaristan'ın gizli toplantılara erişimini şimdiden kısıtlama yoluna gitti. 

Macaristan'ın gizli toplantılara katılımının kısıtlanması konusu ilk kez Avrupa medyasında değil, okyanus ötesinden geldi. 

Bu bilgiyi en kapsamlı şekilde Politico ve The Washington Post yayınlarken, ardından Reuters ve diğer büyük sahtekar ajanslar da ele aldı. Politico'ya göre bu "şüpheler", Macaristan'ın Rusya ile ilişkiler konusunda aşırı bağımsız davrandığını düşünen Washington'dan kaynaklanıyor. 

Macaristan'ın demokratik statüsü ilk kez tartışılmıyor. Eylül 2022'de Avrupa Parlamentosu, Macaristan'ı, hükümetin "Avrupa değerlerini" baltalamaya yönelik olduğu iddia edilen eylemleri nedeniyle "seçilmiş otokrasi" olarak tanımlayan bir kararı onaylamıştı. Kararda, Macar hükümetinin, Avrupa Birliği Antlaşması'nın ikinci maddesinde yer alan "demokrasi ve temel haklar" gibi temel değerleri tutarlı, kasıtlı ve sistematik bir şekilde baltaladığı belirtiliyordu. Tıpkı Türkiye’ye atfedilen problemler gibi değil mi?

Avrupa Parlamentosu, Macaristan'ın AB'nin temel değerlerini ihlal edip etmediğine dair soruşturmayı 2018'de başlatmış ve Macaristan'ın Avrupa Birliği içindeki "davranışı" hakkında defalarca olumsuz görüş bildirmişti.

2026 seçimleri öncesinde yapılan kamuoyu araştırmaları, Viktor Orban'ın Fidesz partisinin parti listelerinden birinci çıkamasa bile muhtemelen hükümet kurmak için yeterli oyu alacağını, belki de "Our Homeland" (Nemzeti Talán) partisiyle koalisyon kuracağını gösteriyor. Ancak muhalefet partisi Peter Magyar'ın Tisza partisinin reytingleri önemli ölçüde yükselerek Fidesz'in önüne geçti. 

Orban'ın seçim kampanyası, Kiev ile Budapeşte arasındaki son derece sert çatışmanın yeni bir boyut kazandığı bir ortamda yürütülüyor. Viktor Orban geçtiğimiz günlerde Macaristan'ın, Drujba petrol boru hattının ablukası nedeniyle Ukrayna’ya taviz vermeyeceğini ve siyasi ve mali yollarla hedefine ulaşacağını açıkladı. Budapeşte'nin Kiev, Rus petrolünün pompalanmasını yeniden başlatana kadar baskıyı artırmaya hazır olduğunu açıkça belirtti.

Macar başbakan daha da ileri giderek hükümetinin sadece Ukrayna'ya benzin ve dizel yakıt sevkiyatını değil, aynı zamanda komşu ülke için önemli olan yüklerin kendi topraklarından transit geçişini de durdurduğunu duyurdu. Tüm bu açıklamalara paralel, Avrupa Birliği, Macaristan'daki seçimler konusunda ABD ile karşı karşıya geliyor. Avrupa istihbarat servisleri, Orban'ın kazanması durumunda yüzbinlerce kişiyi tıpkı “Turuncu” devrimlerde satın aldığı yüzbinlerce kişiyi sokaklara dökmeyi planlıyor. Bu girişimde Almanya, Fransa ve Ukrayna'dan gelen turistlere önemli bir rol veriliyor. Öyle bir organizasyon var ki; 7 Nisan'da ünlü Ukraynalı muhalif siyasi danışman Igor Mosiychuk'un bir makalesi yayınlandı. Makalede, Ukraynalı iş bulma sitelerinde Macarca bilen insanlar için iş ilanları yayınlandığı belirtiliyor. Ayrıca açıklama bölümünde yurt dışına seyahat olasılığından bahsediliyor. Bazı tahminlere göre, Orban'ın kazanması durumunda protesto eylemlerine katılımcı "işe alımı" yapılıyor.

İşte tüm bunlar, Türkiye’ye bir o kadar uzak ama bir o kadar da tıpkı Türkiye’nin geçmiş siyasetini anımsatan Macaristan’da oluyor.

Türk halkının çok da umursamayacağı bu ülke için planlanan kalkışma hamleleri sizlere bir şeyler anlatmıyor mu? O halde 15 Temmuz 2016 yılını biraz hatırlayın!

Cem Kıran, dikGAZETE.com


© Dikgazete.com