Alacaklı dili
“Senin için yaptım” cümlesi bazen teşekkür beklemez, daha fazlasını bekler. Çünkü o cümlenin altına görünmez bir borç gizlenir. İnsan “Senin için şunu yaptım” dediği an, iyilik olmaktan çıkar, yavaşça alacağa dönüşür. Sevgi, senet gibi elde tutulur, karşılık bekler. Her “yaptım”ın ardından duyulmayan bir “Peki ya sen?” düşer arkasına.
Bu dili hepimiz tanırız. Sofrada lafın arasına sıkışır, tartışmada ses yükseltir, ayrılıkta son koz olarak ortaya sürülür. Çünkü yapılan şeyden çok, karşılığında beklenen konuşur. Beklenti karşılanmadığında ise iyilik, sahibinin elinde kırgınlık silahına döner. Ve silah, en çok tutanı yaralar.
Peki insan neden sürekli yaptıklarını anlatır? Çünkü unutulmaktan korkar. Yaptıklarını zihninde bir deftere yazar, her hayal kırıklığında sayfa çevirir. Sayfalar........
