menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ormanın Öğrettiği Masal…

19 0
08.02.2026

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, fiber modem içinde, bilgisayarım toplama, klavyem Q iken, ben araç çubuğunda birden fazla sekme açar iken çok uzak bir evde, çocukları büyüdüğü için hikâye anlatmayı unutan bir kadın varmış.

Bu kadının saçları yandan iki örgülü, dut kurusunu, dondurmayı ve narı çok seven küçük bir arkadaşı varmış.

Küçük arkadaşı, hikâye anlatmayı unutan kadından masal istemiş bir akşam.

“Ama nasıl olur, ben çoktan unuttum hikâye anlatmayı, ne yapacağım şimdi” diye heyecanlanmış kadın. Çünkü çocukları büyüdükten sonra hikayesi bitmiş, aksi gibi yapay zekâ daha icat edilmemiş.

Dut kurusunu, dondurmayı ve narı çok seven küçük arkadaşı demiş ki;

“Hadi gel birlikte ormana gidelim, belki orman, sana hikâye anlatmayı tekrar öğretir”.

Peki demiş kadın ve küçük kızın elini tutarak kocaman büyülü bir ormana gitmişler.

Onları çam, meşe ve söğüt ağaçları karşılamış ormanın girişinde. Dut kurusunu, dondurmayı ve narı çok seven küçük kız, dişbudak ağacı oluvermiş birden. Çocukları........

© dibace.net