HAYATIN ÖZÜ-İNSANIN YÜZÜ...
İnsanın gerçek yüzü; rahat zamanda değil, imtihan zamanında ortaya çıkar. Çünkü rahatlık; insanın karakterini örter, menfaatler kusurları gizler, imkanlar ise çoğu zaman hakikatin üzerini perdeleyen bir örtüye dönüşür. Asıl mesele; şartlar değiştiğinde, hayat zorlaştığında, yük ağırlaştığında insanın nasıl davrandığıdır. İnsan; bollukta cömert görünür, güçlüyken merhametli olabilir, makamdayken mütevazı gözükebilir. Ama darlık geldiğinde, hastalık kapıyı çaldığında, miras bölüşüldüğünde, makam ele geçtiğinde; işte o zaman insanın içinde gizlediği hakikat ortaya dökülür.
Kadın, kocasının fakirliğinde tanınır denmesi boşuna değildir. Çünkü fakirlik; sadece cebin değil, sabrın da imtihanıdır. Varlık zamanında sevgi kolaydır. Sofra doluyken herkes mutludur. İmkanlar genişken tebessüm etmek zor değildir. Ama hayat daraldığında, borç arttığında, evin huzuru ekonomik sıkıntılarla sarsıldığında eşlerin gerçek karakteri ortaya çıkar. Nice insanlar vardır ki zenginlikte sevgi cümleleri kurar ama darlıkta birbirine yabancılaşır. Çünkü bazı sevgiler; şahsiyete değil, imkana bağlıdır. Oysa hakiki eş olmak; servete değil, sadakate dayanır. Fakirlikte omuz veren kadın; sadece eş değil, hayat arkadaşıdır.
Erkek de eşinin hastalığında tanınır. Sağlıklı, genç ve güçlü zamanlarda sevmek kolaydır. Ama eş yatağa düştüğünde, güçten kesildiğinde, hayatın yükünü taşıyamaz hale geldiğinde; işte o zaman erkeğin merhameti, vefası ve adamlığı ortaya çıkar. Çünkü gerçek........
