HAKLI OLMAK YETMEZ...
Haklı olduğun bir kavgayı yapacaksan muhatabın en zayıf, kendinin en güçlü olduğu zamanı beklemelisin. Kavga başladığında sonuç almak gerekir. Bunun için; fiziki hazırlık kadar, zihni hazırlık da şarttır. Bazen, bazı şeyler kesin bilinir ama asla belgelenemez. Bunun için, mücadele kararı verildiğinde, ne zaman adımın atılacağı; sürecin ve sonucun nasıl belirleneceğini sağlayacaktır.
Hayatta her haklılık, hemen mücadele etmeyi gerektirmez. Bazen haklı olduğunuz hâlde susmak, geri çekilmek ve beklemek zorunda kalabilirsiniz. Çünkü mücadelede yalnızca kimin haklı olduğu değil; kimin hazırlıklı olduğu, şartları kimin doğru okuduğu ve doğru zamanı kimin seçtiği de önemlidir. Haklı olmak ahlâkî bir üstünlüktür; fakat haklılığın sonucunu alabilmek akıl, sabır, hazırlık ve zamanlama ister.
Mücadele öfkeyle başlatılmamalıdır. Öfke insana “Şimdi!” der; akıl ise “Ne zaman?” diye sorar. Öfke karşılık vermek ister, akıl sonuç almak ister. Bu sebeple insan, haklı olduğu bir mücadeleye girecekse önce kendisini hazırlamalı, şartları değerlendirmeli, imkânlarını güçlendirmeli ve muhatabının durumunu iyi okumalıdır. Buradaki güç kaba kuvvet değildir. Bilgi güçtür, belge güçtür, hukuk güçtür, sabır güçtür, güvenilir insanlarla beraber olmak güçtür; hepsinden önemlisi, insanın kendi öfkesine hâkim olması güçtür.
Kur’an, “Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın” buyurur. (Enfâl, 60) Ayetin doğrudan bağlamı askerî hazırlıktır; fakat hazırlıksız hareket........
