menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ERDEMLİ HAYAT; BAŞKASINA YER AÇABİLMEKTİR....

39 0
08.07.2026

İnsanı yaratan Yüce Allah, onu yalnız yaşamaya değil; aile içinde, toplum içinde ve kardeşlik ikliminde yaşamaya uygun bir fıtrat üzere yaratmıştır. Bu sebeple Kur'ân-ı Kerîm'de insanın tek başına değil, birbirini tamamlayan bir varlık olduğu vurgulanır. Kadın ile erkeğin birbirine "libas" (elbise) olarak tanıtılması, aile hayatının sadece hukuki bir birliktelik değil; aynı zamanda birbirini örten, koruyan, tamamlayan ve huzur veren bir beraberlik olduğunu göstermektedir. İnsan, hayatını paylaşmayı öğrenmeden huzuru bulamaz. Çünkü birlikte yaşamak; aynı evi paylaşmak değil, aynı gönlü paylaşabilmektir. Aynı sofraya oturmak değil, aynı lokmayı paylaşabilmektir. Aynı odada bulunmak değil, aynı duyguda buluşabilmektir. Bunun yolu ise fedakârlıktan geçer.

Modern dünyanın en büyük hastalıklarından biri, "ben merkezli" bir hayat anlayışıdır. Herkes anlaşılmak istiyor ama anlamaya yanaşmıyor. Herkes sevilmek istiyor ama sevmeyi ihmal ediyor. Herkes saygı bekliyor ama saygı göstermekte cimri davranıyor. Böyle bir anlayışın hâkim olduğu yerde aileler büyüse bile huzur büyümüyor; evler genişlese bile gönüller daralıyor. Kur'ân-ı Kerîm, Medineli müminleri överken şöyle buyurur; "Kendileri ihtiyaç içinde bulunsalar bile kardeşlerini kendilerine tercih ederler." Bu ayet, İslam ahlakının zirvelerinden biri olan îsâr ahlakını anlatmaktadır. Îsâr; kendi ihtiyacı varken kardeşini kendine tercih edebilme faziletidir. İşte birlikte yaşamanın ruhu budur. İnsan, sadece evinde oda açmakla değil, gönlünde yer........

© Denge