DEVLET CİDDİYETİ VE BÜROKRATİK VAKAR...
Bir devleti güçlü yapan yalnızca ordusu, ekonomisi veya teknolojisi değildir. Devleti asıl güçlü kılan; ona duyulan güvendir. Güven ise; kanunlarla başlar, adaletle büyür, temsil eden insanların vakar ve ciddiyetiyle kökleşir. Çünkü millet, çoğu zaman devleti kanun kitaplarında değil; karşısına çıkan devlet görevlisinin hâlinde görür. Devleti temsil eden insan, artık sadece kendisi değildir. Üzerindeki elbise de, kullandığı kelimeler de, yürüyüşü de, oturuşu da, tebessümü de bulunduğu makamın bir parçası hâline gelir. İnsanlar önce onu görür, sonra devleti değerlendirir. Bu sebeple devlet görevi, sadece iş yapmak değil; aynı zamanda temsil etmektir. Makam; insana üstünlük kazandırmaz, sorumluluk yükler. Yetki arttıkça dikkat de artmalıdır. Çünkü en küçük ihmal, bazen yıllarca inşa edilen güveni sarsabilir. Devletin itibarı, tek bir davranışla tamamen kaybolmaz; fakat küçük ihmaller biriktikçe sessizce yıpranır.
Bürokratik vakar; kibir değildir. İnsanlardan uzak durmak da değildir. Vakar; bulunduğu makamın ağırlığını hissederek hareket etmektir. Halkın içinde olmak başka, makamın ciddiyetini hafife almak başkadır. Mütevazı olmakla sıradanlaşmak aynı şey değildir. Devlet adamı, tevazusunu korurken temsil ettiği makamın saygınlığını da muhafaza etmelidir. Devleti idare eden ve milleti temsil eden sayın Cumhurbaşkanımızı kravatsız olarak neredeyse hiç görmedik ama milletin kendisi olduğunu da muhalefet edenler bile bilir. Toplumun her katmanında karşılığı olan sayın Cumhurbaşkanımızı spor kıyafetle hiç görmedik. Bu durum, kendilerinin toplumdan kopu olduğunu değil devlet adamlığının gereğidir. Bisiklet yaka tişört ve kazaklarla toplum önüne çıkan teşkilat başkanlarına da iyi bakmadığını biliyoruz. Devlet adamlığı ve bürokrat vakarı bunu gerektirir. Toplumun, devlet adamına ve........
