menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

9 0
16.09.2026

İZLE Çavuşesku’nun Termometresi 2’li Görüş İki Savaş Bir Yazar Cumhuriyet’in Edebiyatı Varsayılan Ekonomi Yakın Tarih Tümünü Gör

Çavuşesku’nun Termometresi

Cumhuriyet’in Edebiyatı

OKU Yazılar Röportajlar Çeviriler D84 INTELLIGENCE Asterisk2050 Yazarlar Kitap Yorum

D84 FYI Hariçten Gazel ABD Gündemi Avrupa Gündemi

NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

Dünya, Ukrayna ve İran’a müdahalelerde görüldüğü gibi taraflarını Rusya, Çin ve ABD’nin oluşturduğu çok kutuplu bir paylaşım savaşının sıcak evrelerinin birinden geçerken, Türkiye askeri harcamalarda artışı hedefleyen NATO zirvesine ev sahipliği yaptı.

Hazırlıklar kapsamında NATO’yu protesto eden yurttaşların gözaltına alınması ve orantısız şiddete uğraması, kentteki fakirliğin brandalarla kaplanması gibi işlerden anlaşıldığı kadarıyla topluma verilen mesaj, net olarak, hükümetin işine karışılmamasıydı. Esasen gazetecilerin zirveyi izlemesine yönelik çıkarılan akreditasyon engelinden, devlet liderlerinin mehter marşıyla karşılanmasına kadar her şey, yurttaşların halk yerine tebaa paydasına itildiğini gösteriyor, meşruiyetin halktan değil yurt dışından alınacağını teyit ediyordu.

AKP hükümetinin NATO 3.0 kapsamında üstlendiği rolü ifa edeceği bu aşama, zirve sürerken İran’la ateşkesi bitiren müdahaleden de anlaşıldığı gibi, artık tırmandırılacak savaşın finansmanına katılımların artırıldığı ve yeni stratejik iş birliklerine kapının ardına kadar açıldığı safhadır. Bu açıdan Türkiye tarafının, zirveye katılan devlet başkanlarına isimlerinin nakşedildiği silah hediyesi de savaş örgütü NATO’nun ruhuna uygun olarak askeri alanda el yükseltmenin emaresi olarak okunabilir.

Peki zirvenin sonuç bildirgesine göre NATO ağının 5. maddesi olarak bilinen “birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” şiarıyla Türkiye’nin askeri kararlarda konsensüse vardığı şartlarda; 2,5 milyar dolar maliyete katlanarak satın almış olduğu S-400’ler nedeniyle, 27 milyar dolar masraf yapmış olduğu F-35 programına geri alınması ve tabi tutulduğu CAATSA (Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act; Yaptırımlar Yoluyla Amerika’nın Düşmanlarına Karşı Mücadele Yasası) yaptırımlarından  kurtulması mümkün olacak mıdır? Bu sorunun yanıtı havada asılı kalsın; NATO üyesi Türkiye’nin ödevleri arasında S-400’leri asla kullanmaması ve diğer üye devletler gibi Rusya ile stratejik iş birliği yapmaması esastır. Zaten Türkiye’de hükümet bir süredir BRICS ile mesafelenmiş olarak ABD referanslı yeni nükleer santral projelerine yeşil........

© Daktilo1984