menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sevgili Osman, Çiğdem, Can, Mine ve Tayfun

19 0
04.06.2026

Bu mektubu size Gezi’nin yıldönümünde yazıyorum. Aslında yalnız size değil, bu ülkenin, bu devletin, bu milletin vicdanına yazıyorum.

Gezi’den bu yana 13 yıl geçti. Taksim’deki ağaçlar büyüdü. Atatürk Kültür Merkezi yenilendi. Çocuklar genç; gençler ana baba oldu. Kimi çocuklar hiç büyümedi hep aynı yaşta kaldı. Kentler değişti. Dünya değişti. Ama siz hâlâ hapistesiniz.

Bu gerçeği anlamakta hâlâ zorlanıyorum. Çünkü sevgili Can Atalay’ın dediği gibi “Hepimiz oradaydık”. Biz de oradaydık. Ülkesini seven, kendini sorumlu hisseden herkes oradaydı. Hatırlıyorum, o günlerde yalnız siz yoktunuz.

Binlerdik. Yüz binlerdik. Milyonlardık. Kimi bir günlüğüne geldi, kimi haftalarca kaldı. Kimi kitap okudu, şarkı söyledi.

Kimi çocuklarını getirdi, kimi evinden tencere tava çaldı. Kimi sadece “Ben de buradayım” dedi. Ama hepimiz oradaydık. Türkiye’nin her yerindeydik. Bir ağacın kesilmesine itiraz eden de vardı, yaşam tarzına müdahaleden bunalan da... Bir parkta buluşup birbirimizi yeniden keşfetmiştik.

O yüzden yıllardır aklıma aynı soru geliyor: Madem Gezi suçtu, neden yalnız siz hapistesiniz?

Madem Gezi bir suç örgütüydü, neden milyonlarca insan o suçun ortağı........

© Cumhuriyet