menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rezillikler ve anmalar arasında...

29 10
08.02.2026

Yine aynı şey oldu. Aman ne sevindik, ne sevindik. Bir gün bile hapiste olmaması gereken Zeydan Karalar, Adana’nın sesi soluğu, Adana’nın ta kendisi olan Zeydan Karalar 216 gün hapiste esir tutulduktan sonra serbest bırakıldı ve Adana’ya döndü. Sevindik, çok sevindik.

Neye seviniyoruz biz? Bir adaletsizliğin kısmen geri alınmasına mı? Yoksa bize reva görülen bu “silkeleme” eylemlerine, bu zulme, bu rezil hukuksuzluğa alışmamıza mı?

Adalet yok, hak hukuk yok ama daha vahimi vicdan da yok bu ülkede. Hatırlarsınız Melike Demirağa’nın sürgünden söylediği “Şimdi İstanbul’da Olmak Vardı” şarkısını. Bu yazıyı yazarken (dün, cumartesi) bir yandan da “Ah, şimdi Adana’da olmak vardı” diye sayıklayıp duruyorum. Uğur Mumcu Meydanı’nda hem Zeydan Karalar ve Özgür Özel’le hem de Adana’yla kucaklaşmak için.

Hayır, dün Adana’da olamadım. Çünkü ÇYDD’nin, İstanbul Kozyatağı Kültür Merkezi’nde düzenlediği Nermin Abadan Unat’ı anma buluşmasında konuşmacıydım.

ÇYDD’nin başkanı Ayşe Yüksel’in açış konuşmasıyla, Sedat Durna’nın moderatörlüğüyle, Nazan Moroğlu, Mehmet Durakoğlu, hocamızın oğlu mimar Mustafa Kemal Abadan’la birlikte bu ışığı hiç sönmeyen, Cumhuriyet kadınının ve hocaların hocasının farklı yanlarını ele aldık.

Ben bir de buradan onunla sevgimi, saygımı minnetimi paylaşıyorum: Başta kadın hakları, insan hakları olmak üzere hukuktan siyasete, iletişimden bilim insanlığına ve kadın olmaya uzanan; yaşamın her alanında örnek........

© Cumhuriyet