menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerçek bayramları beklerken

99 0
19.03.2026

Bu yazıyı okuduğunuzda arife günü olacak... Yarın bayram... Hiç ama hiç bayram duygusu yok çoğumuzun içinde. 107’si tutuklu 402 sanıklı davanın ilerleyiş yöntemi ve bu zulüm ne zaman bitecek kaygısı bir yanda; okullarda okunan söylenen Arapça İstiklal Marşı öte yanda... Ve hepsinin tepesinde ekonomik şiddet; çevremizi saran savaş çılgınlığı...

Yeryüzündeki ve yurdumdaki onca örgütlü kötülüğe karşın, onca ayırımcılığa karşın içimizi kin, nefret, şiddet ve intikam duygusu doldurmadıysa hâlâ, Tanrı’nın şanslı kullarından biriyiz demektir.

Zaman zaman içim çok acısa da öfkeye kapılsam da sonunda sevgi hep daha ağır bastığı için ben o şanslılardan biriyim. Belki de sanatla ve gençlerle içli dışlı olduğumdan, içimdeki sevgi, her zaman öfke ve nefretten daha ağır basıyor.

LEYLA GENCER HER YERDE

Sevgili okurlar, iç kapayıcı değil, iç açıcı şeylerden söz etmek için bugün size, Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu’nda düzenlenen Leyla Gencer Anma Gecesi’nden söz edecektim. Şimdi durup dururken nereden çıktı bu demeyin.

Geçen sonbaharda “Leyla Gencer Tutkunun Romanı” (Cumhuriyet Yayınları) kitabım Rusça yayımlanınca olacaktı bu anma gecesi. Ancak tam da aynı gün Rus ve Amerikan dışişleri bakanları İstanbul’da buluşma kararı alınca ileri bir tarihe ertelendi.

İstanbul’a yeni gelen kıdemli diplomat Başkonsolos Alexander Kalaçev ertelemeyi durdurdu. Leyla Gencer’i........

© Cumhuriyet