Edremit Kitap Fuarından...
Edremit Kitap Fuarı’ndayım. Böylesi yoğun ve ilgili bir kalabalık beklemiyordum. Önceki akşam hınca hınç dolu Altınkum fuar alanından kimse ayrılmak istemiyordu. Her konuyu konuştuk. Kadınları, sanatı, edebiyatı, Cumhuriyet ilkelerini yücelttik. İçim umutla doldu. Edremit Belediye başkanı ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Bu yıl fuarın onur konuğu Sunay Akın. Öyleyse biraz gerilere gidelim.
Cağaloğlu’nda, Milliyet gazetesinin binası görkemli bir yapıydı bir zamanlar. O binada bizim bir sanat odamız vardı ki edebiyatçıların, yazarların, sanatçıların adeta buluşma yeri gibiydi.
Günün birinde 20’li yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim, çekingen, hani neredeyse utangaç, temiz pak yüzlü, aydınlık ve zeki bakışlı bir delikanlı girdi odamızdan içeri. Odada, üç kişiydik. Akal Atilla, Bülent Berkman ve ben. Üçümüz de başımızı önümüze eğmiş çalışıyorduk. Delikanlı hangi masaya doğru ilerlesem diye biraz şaşkın, ne yapacağını bilmez halde dikilip duruyordu. Başımı işimden kaldırdım. Çocuğu rahatlatmak istedim, gülümseyerek sordum: Ne istemiştiniz? Elimle de önümdeki koltuğu işaret ettim.
Delikanlı birden rahatladı, gülümsedi, gülümseyince oda sanki aydınlandı. Geldi koltuğun ucuna ilişiverdi. Bir yandan önüme birkaç kâğıt koyarken bir yandan da “Şey... Genç Şairler bölümü için... Sunay” diye bir şeyler mırıldanıyordu.
“Tamam, sunarız. Seçici kurula elbet sunarız. Teşekkürler” dedim. Genç yine gülümsedi, yanağında gamzeler belirdi. Geldiği gibi sessizce........
© Cumhuriyet
