menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir kayıp, bir ödül

67 0
15.03.2026

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!” Beni nerede görse böyle seslenir, kollarını kocaman açardı İlber Ortaylı... Gençler bilemeyebilir. “Şifahi” Arapça, “yazılı olmayan, sözlü” demek. “Sözlü”nün Latincesi “oral”... Bu esprisinin beni kızdıracağını bilse de hiç vazgeçmez, bu çok sevdiği hitabet şekline en çok da kendisi gülerdi.

İlber Ortaylı. Tarihçiydi, bilgiliydi, birikimliydi, kültürlüydü. Ancak bu özelliklere sahip çok az insan var hayatta ve kayıpları her zaman büyük bir boşluk yaratır. Onun ayrıcalığı ve benim için en büyük özelliği, her daim güler yüzlü olması ve “şeytan tüyüne” sahip olmasıydı. Bu iki özellik de son yirmi yıldır ülkemizde neredeyse yok oldu. Ondaki öyle bir şeytan tüyüydü ki onunla kavga etseniz bile gönlünüzü almayı bilirdi. Her konuda illaki aynı düşüncede olmanızı beklemezdi ve onun gibi düşünmediğiniz içi sizi suçlamaz, kızmaz, öfkelenmezdi. Tanrı’m ne büyük nimetlerdi bunlar!

Gelelim başka hiçbir tarihçiye nasip olmayan bir başka özelliğine: O bir “star”dı. Giyimiyle kuşamıyla, adetleriyle, yaşama şekliyle, konuşma ve ifade biçimiyle, yaşından çok daha yaşlıymış gibi görünüşü ve davranışıyla, bilgeliği içselleştirmiş dede tavrıyla herkesin sevgisini yakalamayı bilmişti. En önemlisi televizyon programlarıyla evlerden içeri girmiş, sayısız aileye dokunmuş, merakımızı kışkırtmış, tarihi popülerleştirmişti.

İstanbul’daki birçok klasik müzik konserinde, AKM’de ya da CRR’de koltuklarımız........

© Cumhuriyet