Özür dilerim...
Bizim kuşak dünyaya merhaba dediğinde cumhuriyet daha 40’ına girmemişti. Atatürk’ün yanında cumhuriyetin, devrimlerin doğumuna tanık olanlar, Ata yaşamını yitirir yitirmez yer yön değiştirmişti. Biz büyürken toplumun en duyarlı noktalarını kulak kulakmemesi yumuşaklığında milliyetçilik, yeterince dincilikle okşayarak Atatürk’le, cumhuriyetle hesaplaşanlar da... Yoksulluk adaletsizlik de büyüyordu. 65 yaş üstü olduk... Halka hep sağdan bakanlardan kurtulamadık.
Siyaset, bilim sanat, basındaki ünlülerin orun, çıkar amaçlı kirli uyumunu çözmekte geç kaldığım için... Bana Türkçenin ünlü uyumlarını öğreten cumhuriyetçi öğretmenlerimden özür dilerim.
Delikanlı olunca yurt, emek hak özgürlük... Karasevda dense yeri, “Tam Bağımsız Türkiye!” dedik. Dinci, ırkçı tutucular yerli milli, Sam Amcalar az ötemizde... Biz vatan haini komünistlerdik. Şükrü Erbaş’ın dediği gibi...
“Korktuk, neden korktuğumuzu bilmeden
Büyük heyecanlardan korktuk, küçük rahatlardan
Uzun yolculuklardan, yakın acılardan
Kurumlaşmış ne varsa güzeli ve geleceği kuşatan
Korktuk hepsinden...”
Dünden bugüne hep yolu kesilen devrimci akranlarımdan, “bağımsız Türkiye” aşkıyla can veren 68........
