menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşın dili değişirken...

55 0
13.03.2026

Savaşın dili var mıdır? Onca çaresizliğin, ölümlerin, acıların dilinden bahsetmiyorum. O evrensel. Benim sözünü ettiğim “karar vericilerin dili”. Gelin parçaları birleştirmeye çalışalım...

İran ile İsrail arasında karşılıklı saldırılar sürüyor. Bombalar düşmeye devam ediyor ama savaşın nereye evrileceği konusunda büyük bir belirsizlik var. Petrol fiyatları yükseliyor, piyasalar dalgalanıyor, bölge ülkeleri tedirgin. Herkes aynı soruyu soruyor: Bu savaş nereye kadar gidecek? Belirsizlik sadece savaşın sonucu konusunda değil. Savaşın dili de değişiyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in son açıklamaları bu değişimin en çarpıcı göstergesi. Pentagon’un geleneksel söyleminde yer alan “özgürlük”, “demokrasi” ya da “ulus inşası” gibi kavramlar artık neredeyse hiç duyulmuyor. Hegseth açıkça ABD’nin İran’a karşı “gökyüzünden ölüm ve yıkım yağdıracağını” söylüyor ve askeri operasyonların amacını “maksimum öldürücülük” olarak tanımlıyor. New York Times’ın Pentagon muhabiri Greg Jaffe’nin aktardığına göre Hegseth, Irak ve Afganistan savaşlarının başarısızlığını ABD ordusunun operasyonlarını “ahlaki ve siyasi hedeflerle sınırlandırmasına” bağlıyor. Ona göre savaşın tek bir amacı olmalı: Düşmanı yok etmek. Bu yaklaşımın sembolik bir işareti de İran operasyonunun adı: (Operation Epic Fury) Epik Öfke.

Bir zamanlar ABD askeri operasyonları “Kalıcı Özgürlük” gibi yüksek (!) idealleri çağrıştıran isimler taşırdı. Bugün ise operasyonların adı bile değişen zihniyeti ele veriyor: Savaş artık açıkça öfke ve intikam diliyle anlatılıyor.

Ama aynı anda başka bir gerçek daha var. ABD Başkanı Trump’ın söyleminin piyasalara göre değişimesi. Petrol fiyatları yükseldiğinde ton düşüyor, borsalar gerilediğinde “Savaş yakında bitebilir” mesajı geliyor. New York Times’ın dikkat çektiği gibi yatırımcılar arasında bunun için bir ifade bile ortaya çıkmış durumda: TACO/Trump Always........

© Cumhuriyet