Otoritesiz otorite
“Derin devlet” belasının iyi bir tanımını bulmak için araştırma yaparken Erol Mütercimler’in bu konuda verdiği fetvaya takıldım. Okuyalım:
“Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Erol Mütercimler, Sözcü TV’de katıldığı programda derin devlet kavramını halkın ve devletin kültürel birikiminden kaynaklanan bir refleks olarak değerlendirdi. Mütercimler, derin devletin özel bir yapı olmadığını, tarihsel süreçlerde halkın kendisi olduğunu belirterek bu durumun Kemalist hareket gibi örneklerle ortaya çıktığını ifade etti. Bu açıklamalar, Bülent Kuşoğlu’nun devlet aklı üzerine yaptığı yorumların ardından gündeme geldi. Uzman, derin devlet tartışmalarının tarihsel ve kültürel boyutlarına işaret etti.” (Sözcü, 4.6.2026)
Erol Mütercimler’in sanki “derin devlet”in hiçbir dilde karşılığı yokmuş gibi tanım yapıp konuşması canımı sıktı. Düşünceye hakaret gibi geldi.
Mütercimler’e göre, derin devlet özel bir şey değilmiş, tarihsel süreçlerde derin devlet halkın kendisiymiş, Kemalist hareket bir derin devlet marifetiymiş. Bülent Kuşoğlu’nun devlet aklı üzerine yaptığı yorumlar bir başka yazının konusu. Kuşoğlu benim bu konuda yazdıklarımı okudu mu acaba?
Fransızca Google’da “derin devlet” konusunda yazanları çevirileriyle birlikte aynen aktarıyorum:
“L’expression ‘État profond’ (de l’anglais deep state et du turc derin devlet) désigne un réseau occulte ou une hiérarchie parallèle, souvent composée de membres des services de renseignement, de l’armée, de la justice et de l’administration, qui détiendrait le pouvoir réel au sein d’un pays, indépendamment du gouvernement élu. Ce concept, qui varie selon les contextes géopolitiques, recouvre différentes réalités.”
“‘Derin devlet’ terimi (İngilizce ‘deep state’ ve Türkçe ‘derin devlet’ kelimelerinden türetilmiştir), genellikle istihbarat servisleri, ordu, yargı ve idare üyelerinden oluşan ve seçilmiş hükümetten bağımsız olarak bir ülke içinde gerçek gücü elinde bulundurduğu iddia edilen gizli........
