Laikçi
Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta. Elbette laikçiyim. “Laikçi”, laiklik ilkesini aşırı, katı veya ideolojik bir biçimde savunan, dini sembollere veya uygulamalara karşı tavır alan kişileri tanımlamak için genellikle muhafazakâr kesim tarafından kullanılan küçümseyici bir ifadedir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde yer almaz, dilbilgisi açısından hatalıdır. “Laikçi” sıfatını Cumhuriyetçileri küçülterek tanımlamak amacıyla Cumhuriyet düşmanı mürteciler kullanır.
İddiamı tekrar yazayım: Bütün din kitapları (Tevrat, İncil ve Kuran) dünya ve evren bilgisi konusunda bilim dışıdır. Avrupa, dinsel cehalet illetinden Rönesans ve dinsel reformlar sayesinde kurtuldu. Aklı sıra beni eleştiren İsmail Nacar’ın benzerleri zamanında Rönesans ve reform düşmanıydılar, Osmanlı döneminde matbaaya karşıydılar. Kısa kesmek için yazıp şu zırvalığa son vereyim: Günümüz Türkiyesinde laik olmak legal (yasalara uygun) bir durumdur, laiklik karşıtı olmak yasalara göre suçtur.
Hesabı bugün sorulmazsa yarın mutlaka sorulur.
Türkiye’de laikliği koruyan temel yasalar, 3 Mart 1924’te kabul edilen ve devletin teokratik yapıdan laik-demokratik yapıya geçişini sağlayan devrim kanunlarıdır. Tevhidi Tedrisat........
