Tarih yeniden yaşanırken
TÖB-DER, TÖS’ten aldığı birikimle öğretmenleri toplumsal muhalefet içinde hakkıyla temsil eden bir örgütlenmeydi.
12 Eylül 1980 sonrasında gözaltına alınanlar arasında 220 bin üyesi, 670 şubesiyle ülkemizin büyük kitle örgütlerinden biri olan TÖB-DER yöneticileri de vardı.
İki yıldan fazla süren tutukluluktan sonra sıkıyönetim koşullarında, cezaevine kitabın giremediği bir ortamda, Mamak’taki askeri birliğin içinde kurulan mahkeme salonunda hukuk hiçe sayılarak ve savunma olanaklarından yoksun bir biçimde yargılandık.
TÖB-DER yöneticilerine daha önceki mahkeme kararları yok sayılarak hapis cezaları verildi.
İnsanın, onurun, vicdanın yaralandığı bu davanın sanıkları mesleklerinden oldu, işsiz kaldı, hepsinin yaşamı zehir edildi, geleceği karartıldı.
O dönemde yakalanamayan yöneticilerin yargılandığı sivil mahkemede beraat etmesi, adaletin 12 Eylül döneminde hukuku nasıl yok etmiş olduğunun kanıtıydı.
Yıllar geçti, tarih yeniden yaşandı sanki.
21 Ekim 2008 günü, bir cezaevi yerleşkesinin içinde resmi olarak başlayan Ergenekon ve ardından 2010’da açılan Balyoz davalarıyla tarih ve adaletsizlik bu kez subaylarla yinelendi.
Gözü kararmış siyasetçilerin düzenlerini sürdürmek için nelere nasıl başvurabildiklerini gördük.
Yargılama, bin........
