menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Jeopolitik armağan - Nejat Eslen

30 0
07.05.2026

1990’lı yılların sonlarında, tek kutuplu dünya düzeni içinde ABD, küresel üstünlüğünü sürdürmenin planlarını yapıyordu. 1997 yılında ideolog Zbigniew Brzezinski’nin yayımlanan ünlü kitabı Büyük Satranç Tahtası, ABD’nin küresel üstünlüğünü Avrasya kıtasının egemenliğine bağlamıştı. Brzezinski’ye göre, “Amerika için asıl jeopolitik armağan Avrasya” idi. “Amerika’nın küresel üstünlüğü ise Avrasya’daki egemenliğini ne kadar süre ile ve nasıl bir ehliyetle sürdürebileceğine bağlı” idi. Brzezinski yanılmıştı. Çünkü ABD’nin Avrasya kıtasında egemenlik sağlayacak yetenekleri yoktu. Zaman, Brzezinski’nin yazdıklarının boş bir hayal olduğunu kanıtladı.

Yine de biz Brzezinski’nin bu ünlü söylemine benzeterek önemi giderek artan Orta Koridor üzerindeki Türkiye’nin eşsiz konumu için şu ifadeyi kullanabiliriz: “Orta Koridor, coğrafyanın ve jeopolitik şartların Türkiye’ye armağanıdır. Türkiye’nin gelecekteki refahı ve refaha dayalı güvenliği, büyük ölçüde Orta Koridor ile ilgili çıkarlarını nasıl bir ehliyetle ve ne kadar süre ile gerçekleştireceğine bağlıdır.” Bu yazının amacı ise bu tespitin nedenini anlatmaktır.

DÜNYA TİCARET YOLLARI

Deniz yolu, dünya ticaretinin maliyeti düşük asli ticaret yoludur. Deniz yolunun en önemli hassasiyeti ise dar boğazlara bağımlı olmasıdır. Küresel üretim merkezine dönüşmüş olan Çin’in de ciddi jeopolitik sorunları vardır. Bu sorunlar Çin coğrafyasının özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Çin’in dünya açılımında kullanmak zorunda olduğu en önemli güzergâh deniz yoludur. Çin’in denizlere açılımı, Japonya-Tayvan-Filipinler hattından oluşan Birinci Adalar Zinciri ile çevrelenmiştir ve bu hat Malakka Boğazı’na kadar uzanmaktadır. Çin bu kırılganlığını karayolu, boru hatları ve demiryolu ağından oluşan Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve petrol, doğalgaz boru hatlarından oluşan........

© Cumhuriyet