menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir gün gazeteciler kaybolursa... - Feryade Tokan Şenol

35 0
25.07.2026

Yarın sabah uyandığımızı ve dünyadaki bütün gazetecilerin ortadan kaybolduğunu düşünelim. İlk bakışta yaşamımızda büyük bir değişiklik olmayacakmış gibi görünebilir. Sosyal medya yine akacak. Milyonlarca insan cep telefonlarıyla yaşadıklarını paylaşmayı sürdürecek.

Peki gerçekten gazetecilere gereksinim kalmadı mı? Hayır. Çünkü gazeteciler kaybolduğunda kaybolacak olan ilk şey haber değil, gerçek olacaktır.

Bugün ise sorun bilgiye ulaşamamak değil; güvenilir bilgiye ulaşabilmek. Bilgi çoğalıyor ama gerçek aynı ölçüde görünür olmuyor. Çünkü bilgi arttıkça doğrulama gereksinimi de artıyor.

İşte bu yüzden yapay zekâ çağında gazetecinin değeri azalmıyor; tersine daha da büyüyor.

Gazeteciliğin özü hız değil, doğrulamadır. Gazetecilik yalnızca bilgi aktarmak değildir. Tanıklık etmektir. Kuşku duymaktır. Güç sahiplerine kamu adına soru sormaktır. Olayın görünen yüzünün arkasındaki gerçeği araştırmaktır.

‘ALGORİTMALARIN VİCDANI YOKTUR’ 

Bugün hangi haberleri göreceğimize çoğu zaman algoritmalar karar veriyor. Ancak algoritmaların vicdanı yoktur. Onlar gerçeği değil, etkileşimi ödüllendirir. Gazeteciliğin görevi ise tam tersidir: Toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak.

Bu nedenle yapay zekâ gazetecinin rakibi değildir; gazeteciliğin sınandığı yeni zemindir. Yapay zekâ internetteki bilgiyi yeniden düzenleyebilir. Ama henüz hiç kimsenin bilmediği gerçeği araştıramaz. Vicdani sorumluluk taşıyamaz. Hesap veremez.

Türkiye’nin yakın tarihi bunun sayısız örneğiyle doludur. 6 Şubat depremlerinin ilk saatlerini hatırlayalım. Enkaz altındaki insanların sesini, yardım ulaştırılamayan bölgeleri ve yaşanan........

© Cumhuriyet