Ankara NATO zirvesi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu
NATO’nun son zirve toplantısı 7-8 Temmuz ’da Ankara’da yapıldı. Toplantıda NATO’nun caydırıcılığı, savunma alanındaki çabaları ve savunma yatırımları değerlendirildi. Avrupa-Atlantik coğrafyasına yönelik tehditler, riskler masaya yatırıldı. Ukrayna’daki durum ve ittifakın güneyinde son dönemde meydana gelen gelişmeler, İran’ın nükleer silaha sahip olmaması, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestliği gibi konular ele alındı. Daha sonra bütün bunlar antlaşmanın “bir müttefike yönelik saldırının tüm müttefiklere yönelik sayıldığı” ünlü 5. maddesi vurgusuyla başlayan bir girişten sonra bildirgeye yansıtıldı.
NATO coğrafyasında bir milyar insanın yaşadığı; Rusya’nın uzun vadeli tehdit oluşturduğu, 2025’te savunma gereksinimlerine yönelik yatırımların 129 milyar doların üzerinde arttığı; 50 milyar dolarlık yeni savunma tedariki yapılacağı, 2022 zirvesinde tehdit olarak anılan Çin’in adına ise 2025 Lahey bildirgesinde de olduğu gibi yine yer verilmedi. Aslında olan şey; ABD’nin ardında durduğu ve herkesin bildiği sırların yeniden açıklanmasıdır. Çünkü NATO’yu güdümüne alan ABD, örgütün varlığının sürdürülmesini amaçlıyor. Bildirgedeki ifadeler de tümüyle bu arayışın bir ürünü olarak öne çıkıyor.
NATO’nun işlevsel değeri 1991 sonrasında SSCB ve Varşova Paktı’nın dağılmasıyla tartışmalı duruma geldi. Örgüt, ABD’nin ısrarıyla alan dışı kullanıma yöneldi. Ve bu ABD’nin örgüt üzerindeki hegemonyasını artırdı. ABD; Bosna-Hersek, Kosova, Afganistan, Irak, Somali ve Libya’da NATO kimliğiyle askeri varlık sergiledi ve çok sayıda harekât yürüttü. Bu arada Türkiye’deki askeri varlığının yanında; Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Gürcistan, Suriye, Irak ve Körfez ülkelerinde bulundurduğu unsurlarla Karadeniz’de ve Ortadoğu’da etkin konuma erişti.
Günümüzde ise Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda’yı Çin karşısında konumlandırmaya yöneldi. Aslında küresel güvenlik için en büyük tehdit, ABD’nin kendisi olmuştu. Trump’ın Irak, Libya, Suriye, Venezuela ve İran’da askeri güç kullanım girişimleri; Danimarka, Kanada, Küba ve Meksika’nın egemenliğini umursamayan söylemleri tüm dünyada endişe yarattı. Sonunda uluslararası hukuku hiçe sayan beyanlarıyla NATO içinde........
