‘Kim etti sana bu kârı teklif?’ - Hamdi Yaver Aktan
Kimi kitabı hemen okurum, kimini de bir kenara ayırırım; okunma sırasının gelmesini beklerim. Yıllarca sırası gelmeyen kitaplarım da vardır. Orhan Şahik Gökyay’ın bir kitabı da hep bekledi okunmayı... İsmi de çarpıcı! Esasen ismi dikkat çekiciydi. Nereden hatırlıyordum ismini?
1991 yılı sonlarına doğru Cumhuriyet gazetesinden İlhan Selçuk, Uğur Mumcu ve diğer yazarlar ayrılmışlardı. İlhan Selçuk, “Kim etti sana bu kârı teklif?” başlıklı bir yazı yazmıştı. Yazının başlığı ilginçti. Aynı isimli kitabı da sanıyorum bu başlık nedeniyle almıştım. Geçen mayıs ayının ikinci yarısında Mehmet Eroğlu’nun son romanıyla sırasının geldiğini düşündüğüm Orhan Şaik Gökyay’ın “Kim etti sana bu kârı teklif” isimli kitabını okumak üzere “okuma inzivası”na çekildim.
“Hayır” oyu verdiğim referandumu konu alan 2010 romanını beğeniyle okudum. Okurken bitmesini istemedim. Bir yandan da kitapları çizmediğimden sürekli not alıyordum. Romanın kahramanı Fazıl, referandum sürecinde “Bak evlat” diye başlıyor ve devam ediyordu; “Ne kadar süslü, ne kadar tatlı meyvelerle dolu olursa olsun çürük bir tek elma tüm sepeti çöpe attırır. Pakette bir amaç var. Yargıyı ele geçirmek.” Romanın “yetmez ama evet”çi takımının sözcüsünün “Fazıl’a da söyledim. Değişiklik metinlerini okumadın mı? Özellikle de karşı çıktığınız yargıdaki değişiklik maddelerinin hepsi Venedik........
