Nereden nereye?
Her yıl 23 Nisan günü kutlanan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı töreninde biz -o zamanki- çocuklar “10 yılda 15 milyon genç yarattık her yaştan!” derken ve “Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan!” diye haykırırken yeri göğü inletir, Türk ulusunun bir bireyi olduğumuz için göğsümüz kabarır ve “çağdaş uyarlığı yakalayıp geçme” azmimizi iliklerimize kadar hissederdik.
O zaman da daha iyi yetişmek, akranlarından daha iyi bir uzman olarak yurda dönmek hırsıyla yurtdışına giden gençlerimiz vardı. Onlar Atatürk’ün ifadesiyle “bir kıvılcım gibi gidip bir şimşek gibi dönmeyi” ideal olarak benimserlerdi.
Ve Türkiye kısa bir süre içinde küllerinden çağdaş, modern bir devlet olarak doğmuştu.
Dünkü gazetelerden birinde “dünyanın en iyi üniversiteleri” konulu bir haber yayımlandı. “Times Higher Education” tarafından 2026 yılı için 2 bin 191 üniversite üzerinde sekiz değişik açıdan yapılan araştırmaya göre, “hukuk öğretiminde” ülkemizin adı hiçbir yerde geçmiyormuş. Oysa Türkiye’de 400 küsur hukuk fakültesi var. Bu demektir ki birçok hukuk fakültesinden mezun olan çocuklar, eskiden kasabalarda bir küçük tahta masa üzerinde daktiloyla “arzuhal” (dilekçe)........
