Trump'ın Vietnam'ı olur mu?
“İran Trump’ın Vietnam’ı olur mu?”
Savaşın üçüncü haftasında tartışılan bu.
Kimi diyor ki “Vietnam olur mu bilinmez ama Ukrayna olduğu kesin.
Putin de Ukrayna’ya dört günde Kiev’i almak için girmişti. Hâlâ orada. Ukrayna savaşı, nasıl bir Davut-Golyat boy ölçüşmesine dönüştüyse ABD (İsrail)-İran savaşının da benzer bir Davut-Golyat hikâyesine dönüşmesi kaçınılmaz. İki taraf ta zira, çatışmadan ‘yenik’ çıkmayı göze alamaz. İran için bu, bir varlık savaşı. ABD-İsrail cephesinde ise bu yıl seçim var. Ne Trump, kasımdaki ara seçimlerde bir Cumhuriyetçi hezimete katlanabilir ne Netanyahu ekimde yapılacak genel seçimde kaybetmeyi riske atabilir. İki taraf da pes etmeyeceği için savaş uzayacak!”
ABD çapında bir süper gücün, teokratik bir rejimle yönetilen ve yıllardır ambargo altında beli kırılan bir ülke karşısında üç hafta ardından hâlâ açmazda kalması, bir bozgun başlangıcı gibi algılanıyor.
Trump’ın “Hürmüz’ü açmaya acil yardım edin” feryadına, Avrupalı müttefiklerin ağırdan alarak ve de tavana bakarak yanıt vermesinin ardındaki belirleyici neden bu.
TİTANİK’E BİNMEK İSTER MİSİNİZ?
Bir Fransız general, gelinen noktayı “Trump’ın savaşına katılmak, buzdağına çarpması ardından Titanik’e indirimli bilet almayı andırıyor!” diyerek betimliyor.
Göz göre göre Titanik’e binmek istemeyen ortaklar, şimdi acil çıkışının yolunu arıyorlar.
Trump’ın öfkeden küplere binmesinin, “Korkaklar! Bunu unutmayacağız!” diye kükremesinin nedeni bu.
Ortadoğu başta olmak üzere, tüm dünya dengelerini ve ekonomilerini altüst eden savaşın tırmanan, dehşet yaratan boyutları karşısında Trump’ın bu “bomboş” söylemleri, beri yandan tezat........
