menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sanık Yalçın Küçük!

265 0
09.04.2026

5 yıllık mahpusluğumuzun 2. yılına girmiştik. Prof. Dr. Yalçın Küçük’ün yargılandığı dava da bizim Ergenekon kumpasıyla birleştirildi. 2010 yılı sonuna doğru Silivri Cezaevi içindeki salonda kurulu 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ifade verme sırası Yalçın Hoca’ya geldi. 

Kimlik tespitinde mahkeme başkanı sordu: 

Hoca son derece saygılı duruşla yanıtladı: 

Başkan yanlış anlaşıldığını düşündü, yineledi: 

-Yalçın Bey, sanık olduğunuzu biliyoruz. Mesleğiniz ne? 

Yalçın Hoca tiyatro sanatçısını aratmayacak bir ciddiyetle devam etti: 

-Sayın başkan sorunuzu çok iyi anladım ve cevabımı verdim. Benim mesleğim sanıklıktır efendim. 

Tutuklu bölümündeki bizler zor bulunur mizahi ortamın tadıyla gülümserken başkan hafiften gerildi: 

-Yalçın Bey lütfen mahkemenin ciddiyetini bozmayın, akademisyen mi diyeceksiniz, yazar mı diyeceksiniz, mesleğinizi söyleyin. 

Yalçın Hoca önünde uçuşan bir kelebeği incinmeden avlamış gibi iki elini çırptı, devam etti: 

-Çok güzel ifade ettiniz başkan bey hazretleri, benim mesleğim işte tam da bu saydıklarınızın toplamı. Ben sanıklık ederim efendim. Devletimiz sağ olsun, her olağanüstü durumda beni sanık olarak çağırır, ben de yargılanırım. 12 Mart 71’de, 12 Eylül’de, 1990’larda, 2000’lerde her........

© Cumhuriyet