menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İzmir’e siyasi abluka!

32 0
06.03.2026

İktidar çevrelerinin İzmir’i siyaseten kuşatması tüm hızıyla devam ediyor. Bu kuşatmadan en çok da yerel yönetimler ve yerel hizmetler olumsuz etkileniyor. Çünkü öncelikle yerel yönetimlerin hareket ve etkinlik alanı daraltılıyor. Örneğin İzBB’nin yıllardır kamu hizmeti verdiği binalardan çıkarılmak istenmesinde de böyle siyasi bir amaç güdülüyor. Bir başka siyasi hedef, yerel yönetimin diğer yerel toplum kesimlerinin temsilcileri ile ortaklaşmasını engellemek. Muhalefeti ve yerel yönetimleri itibarsızlaştırmak, yalnızlaştırmak, etkisizleştirmek, hizmet üretemez hale getirmek.

ATATÜRK’ÜN EMANETLERİ 

Bütün bu girişimler o kadar “kör göze parmak sokarcasına” yapılıyor ki İzmirliler yapılanları üzüntüyle izliyorlar. Siyasi bir irade ve güç olmadan, İzBB’nin yıllardır kamu hizmeti verdiği ve üstelik İzmirliye ait olan Egemenlik Binası, Meslek Fabrikası ve Gasilhane gibi binalardan çıkarılması söz konusu edilebilir mi? O Meslek Fabrikası binası ki mülkiyeti 1926’da Atatürk’ün emriyle belediyeye geçmiş. Hizmet verdiği 5 bin 800 kursta 145 bin kursiyere umut olmuş. O Egemenlik binası ki yıllarca belediye başkanlık makamı olarak kullanılmış. Biz bile eski bir İzmirli olarak, bu tarihi binada yarım asır önce dönemin belediye başkanı rahmetli İhsan Alyanak’ı ziyaret ettiğimizi anımsıyoruz. 

İZMİR LİMANI ALBAYRAK’A 

İzmir’e yönelik kuşatma ve abluka, yalnızca tarihi binalar konusuyla da sınırlı değil. Bir de İzmir Limanı’nın devri konusu var. Bilindiği gibi İzmir bir liman ve ticaret kenti. Bu tarihi liman kentin ekonomi ve ticaret tarihinde de önemli bir yer tutuyor. Biz İzmir’in bu önemli tarihi geçmişini; İzTO tarafından 2001’de yayımlanan “Yüzyıllar Köprüsü” isimli kitabımızda ayrıntıları ile anlatmıştık. İşte bu tarihi limanın işletme hakkı, iktidara yakınlığı ile bilinen Albayrak Grubu’na devredildi. Hem de koşulları bile açıklanmadan. Üstelik bir aylık geçmişi olan bir şirket eliyle. Türkiye Varlık Fonu’nca TCDD Genel Müdürlüğü’ne gönderilen yazıyla, sürecin dört ayda tamamlanması istendi. 

Merkezi iktidarın yerel yönetimleri silkelemesi; gelirlerinden büyük kesintiler yapmak, kredi taleplerine onay vermemek, proje onaylarını bekletmek gibi uygulamalarla tüm hızıyla devam ediyor. Yıllar önce açılmış kreşlerin hizmetleri bile durdurulmak ya da yeni kreşlerin açılması engellenmek isteniyor. Üstelik mali konularla ilgili silkeleme ve engellemeler, Ege’deki hemen tüm belediyeleri ve hizmetlerini olumsuz........

© Cumhuriyet