menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Yurtta sulh, cihanda sulh’

70 0
15.03.2026

Sevgili okurlarım geçtiğimiz hafta ülkemize üç füze düştü. İktidar medyası inatla bunların İran tarafından atıldığını söylüyor. İran yalanlıyor. Ben kişisel olarak bu füzelerin bizi savaşa sokmak için özellikle İsrail ya da Körfez’deki Amerikan üslerinden atıldığını düşünüyorum. Çünkü Amerika bocalıyor, bir kara ordusuna ihtiyaç var ama ülkelerindeki büyük çoğunluk “İsrail için savaşmayacağız!” diye haykırıyor. Çünkü Amerikalılar, Vietnam Savaşı’nda ölenleri, sağ dönenlerin delirip akıl hastanelerine kapatıldığını unutmuyor. Gazilerin de sokaklarda dilendiklerini her gün görüyor. Ayrıca ABD savaş bölgesinde ele geçirdiği, “Artık bunlar bizimdir, emirlerimize uymalılar” dediği ülkelerin savaşa isteksizliğinin farkında. Geriye kim kaldı, NATO’nun en güçlü ordusuna sahip olmak dışında övünecek fazla bir şeyi kalmayan Türkiye ve Türk ordusu.

Vallahi her füze düşüşünde benim aklıma çocukluk yaşlarıma denk düşen Soğuk Savaş’ın ilk çatışması Kore Savaşı geliyor. 1950-1953 arasında yaşanan Kore Savaşı kanlı çatışmalarla dolu. O zamanlarda 27 ülke ABD önderliğinde Birleşmiş Milletler’in verdiği yetkiyle sözüm ona komünist yayılmacılığa karşı dur demek için harekete geçmişti. Ülkemizde de Demokrat Parti seçimleri kazanmış ve Menderes hükümeti kurulmuştu. Türkiye de Birleşmiş Milletler’in yanında yar alıp Kore’ye asker göndermeye karar verdi. Ülkemiz en çok asker gönderen ABD ve İngiltere’den sonra üçüncü ülkeydi. Asıl amaç da komünizme karşı verilen bir savaşa katkı sağlayarak NATO’ya girmekti. Evet, 15 bin askerimiz Kuzey Kore’ye karşı Güney Kore saflarında savaşmak için........

© Cumhuriyet