Saray’ın Kızıl Elması
Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarından biri olan laikliği savunanlara soruşturma açılmasını şaşkınlıkla karşılamamak gerekiyor.
Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi çünkü.
AKP’nin akıldanelerinden, geçmişte başbakanlık müsteşarı, çalışma bakanı ve milli eğitim bakanı yapılmış olan Ensar Vakfı kurucusu Ömer Dinçer, partisi henüz iktidara gelmeden 8 yıl önce, 19-21 Mayıs 1995’te Sivas’ta düzenlenen bir sempozyumda, (Sempozyumu, yetmez ama evet cereyancılarının yayın organlarında yazılar yazan dinci ideolog Ali Bulaç’ın çıkardığı Bilgi ve Hikmet dergisi düzenlemişti) nereye evrileceklerini açık seçik ifade etmişti:
“Türkiye’de cumhuriyet ilkesinin yerini katılımcı bir yönetime devretmesi gerektiği ve nihayet laiklik ilkesinin yerinin İslamla bütünleşmesinin gerekli olduğu kanaatini taşıyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıçta ortaya koyduğu bütün temel ilkelerin, laiklik, cumhuriyet, milliyetçilik gibi birçok temel ilkenin yerini daha çok katılımcı, daha ademi merkezi, daha Müslüman bir yapıya devretmesi zorunluluğu ve artık bunun zamanının geldiği düşüncesini........
