Amerika’da kritik yol ayrımı
Geçtiğimiz haftalarda, faşizmin adeta pilot bölge olarak seçtiği Minneapolis kentinde yaşananlar, ABD’de “sürecin” kritik bir yol ayrımına geldiğini gösteriyor.
Trump’ın 1. döneminde, faşist hareketin henüz bütünlüklü bir programı, devlet aygıtını “kullanmayı bilen” kararlı kadroları yoktu. Demokratik güçlerin faşizme karşı önleyici adımlar atma, devlete erişmesini engelleme şansı yüksekti. Ne yazık ki bu kritik aşamada antifaşist güçler bir birleşik cephe inşa edemedi. Demokrat Parti’den Biden, başkanlık döneminde elindeki yasal araçları faşizmi geriletmek için kullanmadı.
Bugün karşımızda Project 2025 gibi kapsamlı bir yol haritası, devleti bir silah olarak kullanmak için dönüştürmeye kararlı faşist kadrolar var. İlk dönemin hazırlıksız yapısının yerini, Heritage Foundation destekli Project 2025 kadroları, devleti dönüştürme planları aldı. Şimdi, başdanışman Miller ve Project 2025 çevresi dünyayı ideolojik olarak yeniden tarif ediyor, gerçekliği sadeleştirip Trump’a hazır seçenekler sunuyorlar. Susie Wiles bu seçeneklerin hangi sırayla, hangi ruh hali içinde Trump’a ulaşacağını belirleyen bir filtre işlevi görüyor. Trump, bu daraltılmış alanda, uzun vadeli bir stratejiden çok sezgileri, duyguları ve sadakat ölçüleriyle karar veriyor. Patel (FBI) ve Noem (iç güvenlik-sınır koruma) uyguluyor, Bondi (başsavcı) uygulamalara........
