menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu iktisat bize nerelerden geldi? (2)

12 17
03.03.2025

Devam ediyoruz. Biliyoruz, kapitalizm de enflasyon da onun zıt kardeşi gibi sunulan deflasyon da bize “aynı bütün” hakkında birbirini tamamlayıcı bilgi verirler. Meslektaşlarımız uzun zamandır enflasyon üzerine teknik yazılar yazıyorlar. Bir şey diyemem. Burada iktisat dilinin teknik anlatımından ayrılıp yaşadığımız “bütün”e şöyle bakalım.

Kapitalizmdeyiz. 2021’de başlatılan “görkemli enflasyon” bizi yeni bilgilerle donattı, aklımızı aydınlattı. Bilmeliyiz. Şunu gördük: Fiyatlar profesyoneldir. Amatör (tarafsız) değildirler. Sermayenin kiralık atletleridir. Bazen kısa mesafeli (“sprint”) çok hızlı koşarlar. Buna enflasyon deriz. Bazen de orta-uzun mesafeli, hız keserek deflasyon dediğimiz şekilde koşarlar. Taşıyıcılık, kuryelik yaparlar. Neyin kuryeliği? Sermaye sınıfının öncelikle “stok” yapması için toplumdan kaynak alıp sermayeye taşırlar. Bu “stok”a servet diyoruz. Koşu pisti piyasalardır. “Serbest” olmalıdır ki bu kaynak aktarma engellenip yavaşlamasın.

Koşunun tempo ayarını bir “tavşan atlet” yapar. O “varlık enflasyonu”dur. “Varlıklar” enflasyonda da deflasyonda da “önder atlet”tir. Spordakinden farkı, fiyatların koşusunda tavşan atlet önderliği hiç bırakmaz. Koşuyu düzenler. “Rockefeller International”dan Ruchir Sharma geçenlerde vurguladı, ABD sermaye (varlık) piyasası yaratılan tüm “balonlar”ın anasıdır, dedi. Orada varlıkların bu görevi şimdi yapay zekâ vs. gibi teknoloji hisselerine ait. Bizde, ilkel sermaye birikimini tamamlamamış ama bundan hiç şikâyetçi olmayan kapitalizmimizde o tavşan atlet görevi, gayrimenkullerin anası olan emlak sektörünündür.

Bizim Sharma’mız sayılacak Emlak Konut genel müdürü de geçenlerde orta ve dar gelirliler için 5.5-6 milyonluk fiyatlardan başlayan dairelerin müjdesini verdi. 6 milyonluk daire için onlara 60 ay boyunca 61 bin TL’lik taksitler ikram etti. Kısaca, 2021-23 enflasyonumuzun parmak ısırtan düzeyinden 23-25 deflasyonumuza devredilen emlakın ve böylece ondan işaret alan tüm varlık fiyatlarının hangi yükseklikten başlayarak koşacaklarının çizgisini de çekmiş oldu. Bunu izleyerek öteki fiyatlar da (mal ve hizmetlerinkiler) bu düzeye yerleşip uygun tempo ne ise onunla koşmaya devam edecekler. Deflasyonu bu koşudan izleyeceğiz.

2021-23’ün “görkemli enflasyonu”nda gördük: Sermayenin büyük ölçüde varlıklara dönüşen “havadan kazançları” (“capital gains”) ile emek gelirleri arasındaki “makas” iyice açıldı. Demek ki fiyatlar havadan kazançlar için emek gelirlerinden küçümsenmeyecek kaynak taşıdı. Toplam hasılanın bölüşümündeki paylar olarak okuyunca sermayenin (kârlar ve rantlar) aldığı 3/4’e karşılık ücretler 1/4’e indi. Buna iktisatçılar geniş anlamda “artı değer oranı” da diyebilirler. Kısaca, iktisatçı için dikkate değer olan bilgi, enflasyonun temposundan önce, fiyatların ek servet için ne kadar kaynak taşımış olduğu!

Şunu biliyoruz: Burada sermaye dümende ve hafif hafif devalüasyon da yapsa dünyadan yeterli döviz kazanamayan bir yapısı var ve bu yapı sürekli açıklarla ve açıkları aşan hacimde dünyadan borçlanarak, yani yükümlülüklerle işleyebiliyor. Dolarizasyonun gerçek (iktisatçı deyişiyle, “reel”) anlamı bu. Demek ki bu ekonomi dünyaya eklemlendiği son 20 küsur yılda toplumun kaynaklarını dünya sermayesine gitgide daha çok aktarmanın “makası”na yerleşmiş.

Kısaca, iç içe iki “makas”la işleyen bir........

© Cumhuriyet