Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü
Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.
Biliyorum, tavuğun suyunun suyunun suyu gibi oluyor. Etkin pişmancının pişmancısının pişmancısını kastediyorum. Ama kabul edin. Suda tavuk, pişmanlıkta etkinlik kalıyor.
Murat Kapki’den söz ediyorum. Bu köşeyi düzenli okuyanlar hatırlayacaktır. Medyanın yanı sıra açık hava reklamcılığı yapan BVA Reklam gibi şirketlerin ortağıydı. Cumhurbaşkanının elinden aldığı ödülle hafızalara kazınmıştı. İBB’nin de aralarında olduğu çok sayıda kamu kurumunun ve belediyenin ihalelerine giriyordu.
19 Mart operasyonunda gözaltına alınıp tutuklandı. Üç kez etkin pişmanlık ifadesi verdi. Her seferinde tahliye olmayı bekliyordu. Olmadı. Aksine “Söyler çıkarım” dedikleri iddianamede aleyhine delil oldu.
MALLARI KAÇIRDI DENEN İSİM
İşte o Kapki geçen salı günü yeni bir dilekçeyle kamuoyunun önüne çıktı. Bu kez üç etkin pişmanlık ifadesini reddetti. “Son kararım” diyerek her şeyi baştan tanımladı. İmamoğlu ve Ongun’la ayrı dünya görüşünden geldiğini, İBB’den AKP döneminde de ihaleler aldığını, kendisine ifade vermesi için daha önce baskı yapıldığını... Kısacası mahkemeye “Benim burada ne işim var” diyordu.
İşte o ifadede benim gözüme bir isim takıldı. İsmail Kaan’dan söz ediyorum.
Hatırlayın, daha önce yazmıştım. İsmail Kaan TÜRGEV için kritik bir isimdi. Yönetim kurulu başkan yardımcılığı yapmıştı. İktidar adına sivil toplum faaliyeti yönetmişti.
O İsmail Kaan’ın adını neden mi anmıştım?
Geçen adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluşmuş ve şunu söylemişti: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”
Yani, savcılığa göre operasyonda düğmeye basılmasının nedeni Murat Kapki’nin mallarını kaçırmasıydı.
MALLARIMA ÇÖKTÜLER İFADESİ
Nasıl kaçırdı diyeceksiniz?
Savcılığın, operasyondan önce........
