Türk diplomatı olmak
Diplomat hele büyükelçi olmak zordur. Bir diplomatın özel ve resmi ilişkilerini gereği gibi yürütebilmesi için gerekli “davranış biçimi”, nesillere dayanan görgü ister. Diplomat, coğrafyayı, ülkesinin ve dünyanın tarihini ve en az bir yabancı dili çok iyi düzeyde bilmelidir. Bütün bunlar uzun, ciddi ve özel bir eğitim gerektirir. Ancak yeterli değildir. Yıllar sürecek bir “meslek içi eğitim”le tamamlanması gerekir.
Türkiye Cumhuriyeti, en uzun ömürlü, zamanının ileri ve güçlü devletlerini hâkimiyeti altına almış bir imparatorluğun varisidir. İmparatorluklar kolay ölmez ve arkalarında sayısız sorun, hınç, intikam duygusu bırakırlar.
Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizmin, son darbeyi vuracağını düşündüğü bir anda, dahi devlet adamı Atatürk liderliğinde, büyük bir galibiyetin temsilcisi olan devletleri savaş alanında ve ekonomide yenerek doğmuş bir ulus devlettir. Sadece bu bile emperyalizmin Atatürk’ü ve Türkiye’yi affetmemesi için yeterlidir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarları hemen hiçbir zaman, hiçbir devletle tam olarak uyuşmaz. Bu, Türkiye’nin “müttefikleri!” açısından böyledir. O nedenle, Türk diplomatı olmak daha da zordur.
YEDİ DÜVELE KARŞI SAVAŞAN DİPLOMAT
Türk diplomatının görevi, Türkiye’nin çıkarlarını devletlere kabul ettirmek, onların bu çıkarları yok saymalarını hatta Türkiye’nin çıkarlarına bilerek zarar vermelerini önlemektir. Türkiye çıkarlarını çoğu kez müttefiklerine karşı mücadele vererek hatta karşı kamptaki devletlerle anlaşıp müttefiklerine, vardığı sonucu........
