menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suriye dersleri

19 6
28.01.2026

Atatürk’ün, Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Numan Menemencioğlu’na, “Batı’nın emperyalist emellerine alet olmayın” dediği aktarılır. Engin bilgi ve deneyime dayanan “devlet aklı”nı gösteren bu ilke, uzun yıllar Türkiye’nin dış politikasını yönlendirmiş ve ülkeyi savaşların, çatışmaların dışında tutarak barış ve istikrar içinde kalkınmasını sağlamıştır.

Körfez Krizi sırasında (Ağustos 1990), Viyana’da beni yemeğe davet eden, ABD AKKA1 Heyet Başkanı, Büyükelçi James Woolsey (sonra CIA başkanı) bir ara sözü Körfez’e getirerek “Saddam’ın, Irak’ın kuzeyindeki Kürtleri ayaklandırarak görevden uzaklaştırılması akıllıca bir politika olur mu?” dedi. “Bu yaklaşımı tehlikeli bulduğumu, Ortadoğu’nun o günkünden bile daha vahim biçimde karışabileceğini” söyledim.2 ABD, yıllar sonra yalan olduğu anlaşılan, kitle imha silahları olduğu bahanesiyle Irak’a saldırmaya hazırlanıyordu.

Özal-ANAP Hükümeti, Birinci Irak Harekâtı’nda (Ocak 1991), “bir koyup üç almak!” düşüyle ABD’nin dümen suyuna girdi. Saddam, ayaklanan Kürtlere karşı harekete geçti. Saddam’dan kaçan, aralarında çok sayıda PKK’li bulunan Kürtler, ABD’nin baskısıyla Türkiye’ye geldi. PKK’yi güçlendirdi. Türkiye’de konuşlu “Çekiç Güç” ve Irak’ın kuzeyinde “uçuşa yasak bölge” Saddam’ı, Kürtlerin yaşadığı, petrol zengini Irak’ın kuzeyinde etkisiz kıldı. Diplomatik Türk pasaportu verilen Barzani-Talabani önderliğindeki ayrılıkçı Kürt hareketi serbest kaldı. Türkiye........

© Cumhuriyet