menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne yaptığını bilmemek

64 0
25.03.2026

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizme karşı zafer kazanan tek devlettir. Türkiye’nin, Lozan Antlaşması, Balkan Paktı, Sadabad Paktı, Montrö Sözleşmesi, Londra ve Zürih (Kıbrıs) Anlaşmaları ve Kıbrıs Barış Harekâtı ile sürdürdüğü dış politikanın temel ilkeleri tam bağımsızlık, komşularla iyi ilişkiler ve emperyalizme karşı olmaktır.

Zücaciye dükkânına girmiş fil gibi Türkiye’nin altını üstüne getiren Turgut Özal, “bir koyup üç almak”, “Musul’u almak” düşüyle ABD ve İngiltere’nin peşine takılıp, emperyalizme hizmet ederek Türk dış politikasının bu temel ilkelerinden ayrılmıştır. Sonuçta Türkiye büyük ekonomik kayıplara uğramış, Irak bölünmüş, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) kurulmuş ve ABD ile IKBY’den destek gören PKK terörü ile baş başa kalmıştır.

Dış politikada ikinci büyük kırılma noktası, Özal gibi o da Türkiye’nin tüm devlet düzenini altüst eden Erdoğan iktidarının, bu kez Şam Emevi Camisi’nde namaz kılmak düşü ile ABD emperyalizminin peşine takılmasıdır. Sonuçta Türkiye milyonlarca Suriyeli sığınmacının yarattığı ekonomik ve demografik sıkıntılar yaşamış, bölünen Suriye, ABD-İsrail mandası bir ülke olarak bir teröriste teslim edilmiş ve Suriye’de de PKK uzantısı SDG kisvesi altında ayrılıkçı Kürtler devlete ortak olmuştur.

İran, oyunun üçüncü perdesidir. ABD-İsrail ikilisi, İran’a saldırmakla kalmayıp bir yandan Türkiye’yi savaşa çekmeye, bir yandan da Suriye’den Irak’a taşıdıkları PKK-SDG Kürt........

© Cumhuriyet