Putin’in İran denklemindeki rolü
Öncelikle Rusya ile İran arasında imzalanmış olan stratejik ortaklık anlaşmasının niteliğini doğru okumak gerekiyor. Bu anlaşma askeri bir ittifak değil; tarafların birbirlerine asker göndermesini ya da doğrudan askeri yardımda bulunmasını öngören bir anlaşma değil. Anlaşmanın temel çerçevesi, uluslararası platformlarda birbirlerinin pozisyonlarını savunmak ve diplomatik olarak desteklemek üzerine kurulu. Dolayısıyla bugün yaşanan gelişmeler değerlendirilirken Rusya’nın attığı adımların askeri değil diplomatik zeminde ilerlediğini görmek ve ona göre değerlendirmek gerekiyor.
ABD -İsrail saldırısının ilk anından itibaren Moskova’nın verdiği refleks de bu çerçeveyi doğrular nitelikteydi. Hatırlayın İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney için taziye mesajı gönderip başsağlığı dileyen ilk liderlerden biri Vladimir Putin oldu. Hemen ardından İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesi var ki onu Rusya’nın İran’daki mevcut yönetimi diplomatik dille açık biçimde "mevcut yönetimi tanıyorum" ifadesinin bir göstergesi olarak görmek gerekiyor. Ardından Basra Körfezi’ndeki hemen hemen tüm ülke liderleriyle gerçekleştirilen görüşmeler, Rusya’nın aslında hiç de sessiz olmadığının başlı başına göstergesi oldu. Tüm bunlar, Kremlin’in uzaktan izleyen değil; dikkatle yöneten, süreci takip eden ve gerektiğinde pozisyon alan bir aktör olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Rusya’nın tepkilerini yalnızca askeri başlıklar üzerinden okumaya çalışanlar ise Moskova’nın asıl gücünün diplomatik nüfuzunda toplandığını gözden kaçırıyor.
Tabii sadece Putin değil, aynı zamanda Rusya’nın en önemli güç unsurlarından biri olarak gördüğü Dışişleri Bakanlığı mekanizması da bu süreçte yoğun bir mesai harcadı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile sürdürdüğü temas trafiği, Moskova’nın bu meseleye bölgesel güç dengelerini doğrudan etkileyen stratejik bir başlık olarak baktığını da açık biçimde ortaya koydu.
Rusya'nın elindeki gücü Sovyet mirası diplomasi çarkı
Öncelikle İran’ı 12 gün savaşları boyunca “kağıttan kaplan” olarak nitelendiren çevreler, sahadaki gelişmeler karşısında bu........
